-ANKARA KENT KONSEYİ FAALİYET RAPORU (SEYİR DEFTERİ) İZLENİM YAZISI-
2023 CUMHURİYETİN 100. YILI ANITI FİKİR PROJESİ YARIŞMASI
Nezih Burak Bican, Mimar, Dr. Öğretim Üyesi.
Yarışmaların kent niteliği ve mimarlığa katkısı nelerdir?
Mimarlık ve kentsel tasarım yarışmaları, yapılı çevrenin niteliğinin arttırılması ve sınırlı kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması için başvurulan yöntemler arasında öne çıkmaktadır. Kamu kurumlarının bu yönteme başvurması, nitelikli jüri oluşumlarıyla kent ve ülke adına üretilecek mekanların kalitesini daha proje aşamasından garantiye almayı sağlar. Yarışmalar, mekan tasarımı konusunda yetişmiş insan gücünün üretimlerini kıyaslayarak aktarılacak kamu kaynağının en doğru biçimde kullanılmasına ön ayak olur. Belirtmek gerekir ki kentsel veya sanatsal anlamda “doğru”nun tek bir tarifi yoktur; ve bu nedenle, ilgili bağlam için doğruyu ararken yerel gerçeklikleri ve meslek alanlarını iyi bilen uzmanlara danışmak kadim bir alışkanlıktır. Nitekim, Avrupa Birliği’nde de kamu yatırımlarının belirlenmiş bir alt sınırı geçmesi durumunda yarışma düzenlenmesi bir zorunluluktur. Öte yandan, yarışmalarla üretilen ürünler nitelikleri ile daha kalıcı olur, kamuya daha uzun süre hizmet ederler. Bu da, yarışmaların kısa vadede projelendirme süreçlerini geciktirdiği yolundaki eleştirilere verilebilecek en iyi cevaptır. Ayrıca, kamu mekânlarının kentsel çevreye koyduğu bu katkılar, bir nitelik çıtası oluşturur. Böylelikle, özel girişimlerce yapılacak üretimlerin de en az bu ürünler kadar ince düşünülmüş olması teşvik edilir. Yarışmaların sıklığı, ilgili meslek alanlarının da daha aktif ve yenilikçi olması doğrultusunda itici bir güç yaratır.
Bu açılardan bakıldığında, maliyeti, kentsel konumu, kente katkı potansiyeli, tarihi ve çevresel etkisi bakımından kamusal öneme sahip tüm yapılar için yarışmaların düzenlenmesi ve uygulamaların bu seçimlere azami sadakatle yapılması her anlamda kazançlıdır.
100. Yıl Anıtı da tam da bu nedenlerle, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, Ankara Kent Konseyi Mimarlık Kültürü ve Planlama Çalışma Grubu ile Akademik Danışma Kurulunun katkılarıyla ulusal bir yarışma ile ele alınmaktadır. Yarışma jürisi alanlarının önde gelen isimleri arasından büyük bir titizlikle belirlenmiştir. Süreçte, raportör olarak aldığım görev sayesinde böyle bir jüriye destek vermek benim için hem gurur verici hem de eğitici olmuştur.
Yer Olarak Neden Çaldağ Tepesi Seçildi?
Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı 1919 yılının 27 Aralık günü yerel halk tarafından Ankara’nın Çaldağ Tepesi’nde yakılan ateşlerle karşılanmıştır. Kent ve ülke tarihi için değeri büyük olan bu anı ve konumu ölümsüzleştirmek adına Cumhuriyet’in yüzüncü yılında kalıcı bir anıtın inşası gündeme gelmiştir. Günümüzde Or-An Sitesi olarak adlandırılan bölgenin hemen kuzeyinde bulunan Çaldağ Tepesi, kent merkezindeki en yüksek noktalardan biridir. Bu anlamda, hem kentin birçok yerinden görülebilmekte, hem de kentin büyük bölümü üzerinden çıplak gözle izlenebilmektedir. Bu anlamda, tepe, hem tarihi öneme hem de eşşiz bir kentsel konuma sahiptir. Bu da yarışmanın gereğini ve üstlendiği yükü perçinlemektedir.
Ne var ki Çaldağ Tepesi bugüne kadar hak ettiği biçimde değerlendirilememiş, 1950’ler sonrasında yoğun gecekondu nüfusuna ev sahipliği yapmış, son yıllarda yüksekliği nedeniyle elektronik haberleşme kulelerinin adresi olmuştur. 100. Yıl Anıtı Yarışması, Çaldağ Tepesi’ni değerine uygun olarak değerlendirmek üzere bir şans olarak görülebilir.
100. Yıl Anıtı Yarışmasının Topluma Katkısı nedir?
Yarışma, hem yapılı çevre, hem sanat, hem de tarih bileşenleri olan çok disiplinli bir katılım sürecini örgütlemeyi hedeflemektedir. Bu anlamda, disiplinleri bir araya getiren ve belki de yerleşik disiplinlerin ötesine geçen bir çözüm aramaktadır. Bu nedenle, sadece mimarlar, kentsel tasarımcılar, plancılar, heykeltıraşlar, sanatçılar değil, şu an öngöremediğimiz alanlardan birçok uzmanın ve dahası sıradan vatandaşlarından da katkısı beklenmektedir. Bu sinerji, bizlere, kentimize ve tarihimize dair yeni düşünceleri bir arada üretmek üzere önemli bir şans sunacaktır. Ortaya çıkacak çözüm, toplumsal, kentsel ve tarihi hafızayı yenileyerek kalıcı bir miras bırakacaktır. Öte yandan, 2023 Cumhuriyet’in 100. Yılı Anıtı Yarışması, ABB’nin yakın dönemde düzenlediği dördüncü büyük yarışma olarak git gide büyüyen Yarışmayla Ankara sisteminin de dikkate değer yapı taşlarından biri olarak da değerlidir. Umuyorum ki bu süreç yarışmayla üretme alışkanlığının da gelişmesini ve yerleşik hale gelmesini sağlayarak sonraki nesillere değerli bir hediye bırakacaktır. Sadece, tekil ürünlerin ortaya çıkması değil yarışma düzenleme alışkanlığının da sürmesi geleceğe umutla bakmak için iyi bir sebeptir.