ANKARA KENT KONSEYİ VE ALEGRİA ÇOK SESLİ ODA KOROSU

Katılımcılık dendiğinde akla genellikle belli ortak sorun alanlarını bir arada değerlendirme azmine sahip bir grup insanın farklılıklarını bir yana bırakarak konuşmaları ve görüş alışverişinde bulunarak bir grup dinamiği yaratmaları, bunun sonucunda da bir tür eylemliliğin ortaya çıkması gelir. Yani katılımcılığın nüvesi temelde insani etkileşim ve iletişimdir. Bu açıdan bakıldığında insani etkileşimin ve iletişimin sözlü yolları dışında yöntemleri de vardır. İnsanlık tarihi boyunca kültür ve sanat belli tür bir katılım ve kitlelerle iletişim aracı olagelmiştir. Özellikle müziğin evrenselliği üzerinden ortaya çıkan bağdaştırıcılık sözle yapılamayacak bir birleştiriciliğe sahiptir. Bu bilinçle Ankara Kent Konseyi kurulduğu günden bu yana kültür ve sanat etkinliklerinin birleştirici gücünü katılımcılıkla harmanlamaya çalışmaktadır. Bu kapsamda ABB TV içerisinde “Şarkıların Dili” programının yapımını sağlamış, Ankara Kent Konseyi bileşenleri ile müzik etkinliklerinin buluşması için çaba harcanmıştır. Bu süreçte, bu anlayışın katkısıyla Alegria Çok Sesli Oda Korosu Ankara Kent Konseyi içerisinde çalışmalarını sürdürmeye başlamıştır. Uzun bir geçmişi olan Alegria Korosu gerek yaptığı kayıtlar, gerekse pandemi koşulları altında zor şartlarda gerçekleştirdikleri 2022 Yılbaşı Konseri gibi etkinliklerle konsey bileşenlerinin motivasyon kaynağı haline gelmiştir. Ankara Kent Konseyinin sürekli vurgulamaya çalıştığı gerçek katılımın farklılıkların uyumlu birlikteliğinde olduğu yaklaşımı da çok sesli müzikle kendisini ifade etmektedir. Alegria Korosunun etkinliklerini kendilerinin konsey bünyesinde yaptıkları seçmeler için hazırladıkları metinde görmek mümkündür:

Herkese merhabalar,
Muhtemelen aklınızda türlü türlü sorular vardır. En azından tahmin edebildiklerimizi yanıtlayalım: Bu koro bildiğimiz koro mu, Türk sanat müziği mi söylüyorsunuz, Türk halk müziği mi söylüyorsunuz, nedir?

Bizim koromuz bir çoksesli korodur.
Çoksesli koro mu? O da ne?
Bir orkestra konserine gittiğinizi düşünün: Senfoni orkestrası ya da oda orkestrası. Orkestrada farklı çalgı grupları görürsünüz: (Yaylıları ele alalım.) Kemanlar, viyolalar, viyolonseller, kontrbaslar. En tizden en pese dört ayrı grup, dört ayrı ezgi (bunlara ilerde “parti” diyeceğiz) ve bu dört ayrı ezginin beraber çalınmasıyla elde edilen bütünlük ve ahenk (buna da ilerde “armoni” diyeceğiz). Bir çoksesli koro da tıpkı böyle bir orkestra gibidir, çalgılar yerine insanlar ve onların sesleri vardır. Kısacası çoksesli koroyu insan seslerinden oluşan bir orkestra gibi düşünebiliriz.

“Alegria Çoksesli Korosu” diyorsunuz da logonuzda niye “Oda Korosu” yazıyor?
Alegria, 2000 yılında şefimiz İnci Tığlı Ayağ tarafından oda korosu olarak kuruldu. Uluslararası geleneklere göre 12-24 kişi arası üyesi olan çoksesli korolar “oda korosu” olarak bilinmekte, 24’ten fazla üyeye sahip çoksesli korolar ise sadece “çoksesli koro” olarak anılmaktadır. 2000 yılından bu yana büyüyen ve yenilenen koromuz zaman zaman 35-40 üyeye kadar çıkmakta olduğundan “Alegria Çoksesli Korosu” olarak anılmakta bir sakınca görmüyoruz.

Tamam, madem çoksesli koro orkestra gibi bir şey, o hâlde hangi gruplardan oluşuyor?
Tizden pese gidersek soprano, alto, tenor ve bas olmak üzere dört gruptan oluşuyor. Soprano tiz kadın sesi, alto ise pes kadın sesidir. Tenor tiz erkek sesi, bas ise pes erkek sesidir. (Tabii arada kalan ses türleri de vardır, soprano ile alto arasındaki mezzosoprano ya da tenor ile bas arasında kalan bariton gibi. Ancak yine de çoksesli koroyu anlatıldığı gibi dört gruba ayırabiliriz.)

Peki, Alegria’ya katılabilmek için ne yapmalıyız?
Öncelikle müzik kulağınızın yeterli ve uygun olup olmadığına bakıyoruz, ardından da… Eyvah! Kulağımızın içini muayene mi edeceksiniz yoksa? Aman canım, estağfurullah! O, kulak-burun-boğaz uzmanı doktorların işi. Biz sadece notaları doğru duyup duymadığınızı ve ayırt edip edemediğinizi piyano eşliğinde kontrol edeceğiz. Biz size önce piyanodan bir ses çalacağız, siz o sesi “na” diyerek ve bire bir aynı şekilde/frekansta verdiğinizde müzik kulağınızın olduğunu anlayacağız. Sonra aynı şeyi piyanodan aynı anda iki ses vererek yapacağız, onda da bu iki sesi ayrı ayrı “na-na” diye vermenizi isteyeceğiz. Ardından da aynı şeyi üç ses ile yapıp bakacağız. Sonrasında çok kısa bir ezgi çalıp onu aynen (doğru sesler ve doğru ritim ile) tekrarlayıp tekrarlayamadığınıza bakacağız.

Ha pardon, lafınızı böldüm az önce de. “Ardından” diyordunuz?
Evet, ardından da nota okuyup okuyamadığınıza bakıyoruz. Notayla mı okuyorsunuz? Evet, yeni bir eser öğrenirken önce notaları okuyup çözüyoruz. (Buna “solfej” diyoruz.) Tabii bazen üyelerimizin solfej seviyesi aynı olmayabiliyor, o zaman işleri hızlandırmak için MIDI formatında ses kayıtları da paylaşıyoruz çalışırken destek olsun diye.

E peki nota bilmezsek Alegria’ya katılamayacak mıyız?
Müzik kulağı çok iyi olup nota bilmeyen çokça insan var keşfedilecek, bunun farkındayız. O yüzden müzik kulağınızın yeterli olduğuna kanaat getirirsek sizi “Alegria Vista” adını verdiğimiz hazırlık grubumuza alıyoruz ve o sezon size temel solfej öğretiyoruz. Seviyeniz yeterince ilerleyip koroya hazır hâle geldiğinizde de sizi diğer koro üyelerimize dâhil ediyoruz.

Yahu iyi de salgın var, salgın! Şu salgın zamanında siz nasıl çalışıyorsunuz da bize sınav yapacaksınız? Hı?
Merak etmeyiniz. 2020 yılında ortaya çıkan COVID-19 salgını nedeniyle zaten 1 yıldır bizzat bir araya gelemiyoruz, ancak kondisyonumuzu da kaybetmemek için Zoom aracılığıyla grup çalışmaları yapmaya devam ediyoruz. Dolayısıyla sınavlar da uzaktan, Zoom üzerinden yapılacak.

Aşılar da olunmaya başladı yavaş yavaş. Bir an önce bir araya gelsek güzel olmaz mı?
Tekrar bir araya gelebilmemiz için tüm üyelerimizin aşı kartlarını bize ibraz etmelerini isteyeceğiz. Buna göre aşının ikinci dozundan 15 gün geçtikten sonra COVID-19 virüsüne karşı bağışıklık kazanıldığı için koro içi normalleşmeyi bu şartla sağlayabileceğiz. O zamana kadar Zoom’dan devam.

Peki, salgından sonra çalışmalar nerede olacak?
Çalışmalarımızı Ankara Kent Konseyi binasında yapacağız. (Adres: Atatürk Bulvarı, No:1 8. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin hemen yanı, Melike Hatun Camii’nin tam karşısı, önünde Nursultan Nazarbayev heykelinin olduğu bina.)

Hmmm, gayet güzel gözüküyor. Nereden başvuruyoruz?
Sizi şu bağlantıya alalım. Seçme tarihlerini çok yakında duyuracağız.

Son bir sorum olacak: “Çoksesli” mi “çok sesli” mi?
Türk Dil Kurumu’na göre bileşik kelimeler, birleşen her bir kelimenin anlamını kaybedip başka bir anlam kazandığında birleşebilir. Öte yandan Türk Dil Kurumu “çok sesli” şeklinde yazar. “Ses” kelimesi burada temel anlamı yerine yukarda andığımız “parti” kavramını (yani her bir çalgı grubuna yazılmış ezgileri) kast ettiğinden anlam kayması içerdiği için “çoksesli” şeklinde birleşik yazılması gerektiğini düşünüyoruz. (Dil Derneği’nin yazım kılavuzuna göre bu kelime bitişik yazılmaktadır.) Nitekim T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu da kurumlarının adında bu kelimeyi “Çoksesli” diye bitişik yazmaktadır. Kısacası: “Çoksesli”.

Alegria-AKK-2021Faaliyet