ANKARA KENT KONSEYİNDE 2. DÖNEM KATILIMCILIĞIN ÖRGÜTLENMESİ: YÜRÜTME, DANIŞMA VE ONUR KURULU

Kent konseyleri mevzuatına yakından bakıldığında örgütlenme bakımından iki temel sorun göze çarpmaktadır. Bu sorunların birincisi bütün kent konseyi üyelerinin bir araya geldikleri genel kurullarda seçilen başkan ve yürütme kurullarının kent konseyinin gönüllülük temelinde oluşan çalışma grupları ve meclisler ile ilişkisinde görülmektedir. Kent konseyi tamamen gönüllülüğe dayalı bir yapı olduğu için, her ne kadar mevzuatta bu detaylar verilmemiş olsa da, seçimle göreve gelen organların gönüllülük temelinde ki yapılar üzerinde bir yaptırımının bulunmadığı ve bir hiyerarşinin oluşmamasının gerektiği anlayışını yaygınlaştırabilmek güç olabilmektedir. Bunun sonucunda kimi zaman kent konseyi başkanları ve yürütme kurulları kendilerine aktif edilmemiş bir hiyerarşik yönetim yaklaşımını hayata geçirmeye çalışırken, kimi zaman da çalışma grupları ve meclisler kent konseyi bütünlüğünün dışında kendi iktidar alanlarını oluşturmaya çalışabilmektedir. Her iki halde de katılımcılık açısından gönüllü birlikteliğin büyümesi kesintiye uğramakta hatta küçülmekte ve kent konseyleri bulundukları kentte etkili olamamaktadır. Sonuçta kendi içerisinde temsili bir oluşum sürecinde meydana çıkan kent konseylerinin bu temsil heyetinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan iktidar alanını denetim altında tutarak yaygın bir katılımı örgütleyebilmeleri katılımcıların davranış biçimlerinin sürekli olarak yeniden ve esnek bir şekilde tanımlandığı bir katılımcılık kültürü ve pratiği ile mümkün olabilir. Her kent konseyi kendi özelinde ve kendi bağlamında katılımcılık kültürünün temellerini ve konsey bileşenlerinin davranış kalıplarını sürekli olarak tartışmak, gündemde tutmak ve müzakere etmek durumundadır. Ancak bu şekilde bir kent konseyinin kendi içindeki potansiyeli bir katılımcı dinamiğe dönüştürebilmesi ve etki yaratabilmesi mümkün olabilir. Kuşkusuz bu tür bir çaba kolay değildir, bireyden başlayarak gruplara, konsey bileşenlerine, kent konseyinin kendisine kadar uzanan zorlu ve duygu yükü yüksek bir özeleştiri ve kendi kendini değiştirebilme kapasitesini gerektirir.

İkinci temel sorun ise kent konseylerine mevzuatla getirilen örgütlenme biçiminin farklı yerel yönetim birimlerinde nasıl uygulanacağına ilişkindir. Kent konseyleri genel kurulunun parçalarının, içinde bulunduğu kentin toplumsal yapısına, büyüklüğüne ve ölçeğine göre farklılaşması doğaldır. Oysaki kent konseyleri mevzuatı bu farklılaşmayı dikkate almamıştır. Mevzuata göre büyükşehir olan ya da olmayan, belde, ilçe ya da il belediyelerinin tümünde aynı örgütlenme yaklaşımı izlenmektedir. Özellikle büyükşehirler söz konusu olduğunda bu durum çok ciddi sorunlar yaratmaktadır. Sorunların bir kısmı kent konseyine üye olma hakkına sahip olan kurum ve kuruluşların sayısının çokluğundan kaynaklanırken, bir kısmı da çok fazla yerel yönetim birimi ve kamu kurumu olmasından dolayı ortaya çıkan karmaşık ilişkiler ağından kaynaklanmaktadır. Mahalle düzeyinde muhtarlardan ve mahalle derneklerinden başlayarak ilçe belediyelerine, ilçe belediyeleri düzeyinde kullan kent konseylerine ve büyükşehir belediye meclisine kadar oluşan kademelenme içerisinde katılımcılığın nasıl örgütleneceği konusunda henüz sistematik bir yapı oluşamamıştır. Ayrıca seçilme ve katılma yöntemlerinin arasındaki uyum konusunda da ciddi sorunlar bulunmaktadır. Özellikle toplam nüfusları 25 milyona yaklaşan Ankara, İstanbul ve İzmir kentlerinde bu sebeple yerel yönetimlerin kendilerinin yürütmekte oldukları iletişim ve katılım faaliyetleri ve sivil toplum alanındaki dinamiklerin kent konseyi ile nasıl bir arada yürüyeceğini tespit etmek çok güçtür. Bu sebeple bu iki sorun karşısında pratikte her kent konseyi kendi yolunu bulmaya çalışmakta ve kendi yöntemlerini geliştirmek için çaba göstermektedir.

Kuşkusuz bu sorunlar kent konseylerinin belediye mevzuatına girdiği 2005 yılından bu yana bilinmekte ve Türkiye’nin dört bir yanında yaygın bir şekilde tartışılmaktaydı. Bu sebeple Ankara Kent Konseyi ilk kurulduğu dönemde geçmişte yaşanan deneyimleri değerlendirerek özellikle yürütme kurulu ve başkanın konumunu belirlerken yenilikçi bir örgütlenme yaklaşımı benimsemiştir. Bu yaklaşımda mevcut yerel yönetimle siyasi bir gerilimin yaşanmaması, belediyenin bürokratik yapısıyla kentsel politikalar temelinde ilişki kurulması, kentte yer alan tüm yurttaşların kurum ve kuruluşların kent konseyi içerisinde özgürce yer alabilmelerinin sağlanması, gerçek anlamda yatay bir örgütlenme yapısının oluşturulabilmesi ve mevcut alışkanlıklar çerçevesinde kent konseyinin herhangi bir kısmında kişi ya da gruplara ait iktidar alanlarının oluşumunun engellenmesi ilkeleri önemsenmiştir. Bu ilkelerin uygulamaya geçirilmesinde en önemli yapının yürütme kurulu olduğu söylenebilir. Ankara ili ölçeğinde temsiliyet gücü yüksek bir yürütme kurulu ile çalışmalara başlanmıştır. Bu bağlamda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin birer temsilcisinin yürütme kurulunda bulunması, akademi dünyası, sendikalar, meslek odaları, muhtarlar gibi çok temel paydaşların yürütme kurulunda toplumsal cinsiyet esası dikkate alınarak temsil edilmeleri önemsenmiştir. Ancak bu kategorilerden daha da önemli olanı işleyişte kent konseyi başkanı ve yürütme kurulu yapılarının katılımcı örgütlenmede aşağı kademelerde yer alan çalışma grubu ve meclislerin politika üretim süreçlerini kolaylaştıracak bir sekreterya rolünü benimsemesidir. Bu amaçla kent konseyi başkanı ve yürütme kurulu üyeleri kamuoyu önünde sıklıkla bu yaklaşımı benimsediklerini ifade etmişler, karar verme süreçlerini bu şekilde yürütmüşlerdir.

Uygulamada çalışma grubu ve meclislerden gelen ya da yürütme kuruluna bir şekilde erişen her tür proje, politika ve yaklaşım önerisi mümkün olduğu kadar tüm çalışma gruplarının ve meclislerin sözcükleri ile birlikte değerlendirilmeye çalışılmıştır. Doğrudan çalışma grubu ve meclislerden gelen önerilerin yürütme kuruluna sözcüler tarafından sunulması ve tartışılması ilkesi benimsenmiştir. Ayrıca yapılan tüm çalışmalarda, süreçte yer alan tüm paydaşların görünürlüğünün sağlanması ve motivasyonun oluşturulması önemsenmiştir. Bu şekilde kent konseyinin bir hiyerarşik karar alma mekanizmasından çok kentsel sorunlar karşısında üretilen politika alternatiflerinin gerçeğe dönüşmesi yolunda yapılan etkinliklerin sorumlularının aktif yurttaşları olarak belirdikleri bir eylem alanı olarak tanımlanması mümkün olabilmiştir. Çalışma grupları ve meclislerin çalışma yöntemlerinin, yönergelerinin, üretim yöntemlerinin hiçbir şekilde başkan ve yürütme kurulu tarafından belirlenmemesi ve yönlendirilmesi yaklaşımı da bununla yakından ilişkilidir. Kimi zaman bu anlayışın bir sonucu olarak uygulamada karar verme erkinin kim tarafından kullanılması gerektiği konusunda tartışmalar olmuşsa da günün sonunda kent konseyinin bir iktidar alanı olmadığı ve olamayacağı, belirlenen eylemliklerin ancak karşılıklı hoşgörü ve anlayış çerçevesinde güçlü kılınabileceği anlaşılmış, belli ölçüde bu bir kültüre dönüşmüştür. Bu durumun en önemli sonucu gerçek anlamda yatay bir organizasyonda hiyerarşinin bulunmadığı, başkan ve yürütme kurulu gibi organların seçiminin sadece bir bayrak değişiminden ibaret olduğu, bu tür organların iktidar alanlarını kullanma koşulunun sadece ve ancak katılımcı pratikleri desteklemek gerekçesi ile meşrulaşabildiği bakışının yaygınlaşmasıdır. Sonuçta, Ankara Kent Konseyi gibi büyük bir katılımcı organizasyonda çok ciddi sayıda kurum ve kuruluşun bir araya gelmesi bir iktidar alanı gibi görülse de, hem bu alanın varlığı hem de sürdürülebilirliği ancak ve ancak dayandığı değerlere ve benimsediği ilçelere bağlıdır. Pratikte bu tür bir anlayış, genel kurullar ve seçim süreçleri gibi çok gerilimli geçmesi mümkün süreçlerin araçsallığının azalmasını ve gündelik siyasetten uzaklaşabilmesini sağlamıştır.

Ankara Kent Konseyinin 2019 yılında oluşan ilk yürütme kurulu 23 üyeden oluşmaktaydı. Zaman içerisinde bu yürütme kurulu üyelerinin her biri bu değerleri benimseyerek katılımcı sürece katkıda bulunmaya çalıştılar. Ankara Kent Konseyinin 3 yıllık deneyimi içerisinde kamuoyuna yansıyan iletişim süreçlerinde çok az sayıda yürütme kurulu üyesinin isminin geçmesi, buna karşın pek çok çalışma grubu ve meclis sözcüsünün ve gönüllünün isminin telaffuz edilmesi bunun bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Zaten kent konseyinin hızla büyümesi üye sayısının artması ve yapılan çalışmaların yaygınlaşması bu kültür ile yakından ilişkilidir. Kuşkusuz zaman zaman kent konseyinin oluşturduğu toplumsal güç potansiyelini sezerek bunu çeşitli amaçlar için kullanmak isteyen katılımcılar da olabilmiştir. Bu tür durumlarda kent konseyi içerisindeki temel ilke kent konseyinin bir iktidar alanı oluşturmak için kullanılamayacağı, meşruiyet kaynağının başkalarıyla kurulan katılımcı iletişim ve ortaklık bağı ve kent konseyi içerisinde harcanan çaba ve üretim olduğudur. Kent konseylerinin örgütlenme sürecine ilişkin olarak genel kurulların yapısı ve oluşumu ile seçim süreçlerinin nasıl gerçekleşeceğine ilişkin tartışmalar üzerinden örgütlenmeyi ele alan bir gelenek de söz konusudur. Geçmişte Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kurulmuş kent konseylerinde seçimde kotalar koymak, liste ve çarşaf seçim usullerini değerlendirmek söz konusu olmuştur. Ancak bu tartışmaların çoğunluğu kent konseyindeki katılımcılık anlayışını derinleştirmek yerine kent konseylerinin işleyişini sıradan bir sivil toplum örgütü ya da yerel yönetim meclisi düzeyine indirgemiştir. Genel kurullar arasındaki olağan dönemde kent konseylerinin nasıl işleyeceğine ilişkin tartışmalar çok azdır. Sorunlu durumlar ve gerilimler çoğunlukla kent konseylerinin seçimlerini belirleyecek yönergeler ve ilgili süreçlerle ilişkilidir. Bu kaçınılmaz kısır döngü kent konseylerinin katılımcı bir yapı değil giderek daha fazla kendi içinde kaynakları bulunan bir iktidar alanı gibi algılanması sonucunu doğurmuştur. Ankara Kent Konseyinin kuruluşundan bu yana açık bir şekilde kaçırmaya çalıştığı bu durum belki de Türkiye’de kent konseylerinin önündeki en büyük meydan okuma olmuştur.

Ankara kent konseyinin 2019 yılındaki ilk genel kuruluna TMMOB mimarlar odası Ankara şubesi tarafından kendilerine “yazılı davet gelmediği” gerekçesiyle açılan dava sonrasında, genel kurulun iptal edilmesi üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü yeni bir genel kurul süreci gerçekleşti. İlgili yargı kararı gereğince mevcut kent konseyi yönetiminin dahil olmadığı bir genel kurul sürecinde de, daha önceki genel kurullarda onaylanan yönergenin geçerli olmadığı bir süreç yürütülmek durumunda kalındı. Bunun sonucunda mevcut Ankara Kent Konseyi başkanı ve yürütme kurulu üyeleri genel kurulda gerçekleşecek seçimlere giderken yukarıdaki tartışmada belirtilen ilkeleri dikkate alarak bir yaklaşım geliştirmeye çalıştılar. Öncelikle 1200’ü aşan üye sayısıyla ve pandemi koşulları altında, genel kurulda sağlıklı bir seçim usulü tartışması yürütülemeyeceği düşünülerek seçimlerin liste usulü yapılmasının uygun olacağı düşünüldü. Artan üye sayısına paralel olarak yürütme kurulunun da genişlemesi gerektiği ve ayrıca bu büyük katılımcı yapıyı yönetirken daha farklı ve yenilikçi organların gerekli olduğu değerlendirildi. Yürütme kuruluna ilişkin liste oluşturulurken toplumsal cinsiyet eşitliği, iki yıllık kent konseyi deneyiminde katkıda bulunma düzeyi, hoşgörü ve anlayış ile uyumlu çalışabilme becerisi ve her şeyden önce Ankara Kent Konseyi’nde o ana kadar eleştirilmiş bulunan ilkeleri benimseme düzeyi dikkate alındı. Bunun yanı sıra çeşitli sebeplerle ve ısrarla kent konseyi yürütme kurulunda görev alma talebinde bulunan kişilerin yürütme kurulu aday listesine alınmamasına karar verildi. Ayrıca, mevcut çalışma grupları ve meclislerde sözlük yapan kişilerden de yürütme kurulunda yer alınması durumunda her iki görevden birisini tercih edilmesi gerekliliği prensibi belirlendi. Böylelikle yürütme kurulunun genel kurul sürecinde “kazanılması gereken bir mevzii” olarak görülmemesi sağlanmaya çalışıldı. Bunun sonucunda seçimlere aday olan ve seçilen listede yer alan isimler şunlardı:

4. Olağan Genel Kurul Aday Listesi (Alfabetik Sırayla):

• Prof. Dr. Sinan Adıyaman: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Türk Tabipler Birliği E. Başkanı, Türk Tabipler Merkez Konseyi Üyesi
• Murat Akyüz: Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu Genel Başkanı
• Ayşe Nilay Alıveren Çelik: Çankaya İşletmeciler Derneği Başkanı
• Ceren Anadol: TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi, Engelsiz Turizm İhtisas Başkan Yardımcısı
• Erhan Aras: Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı, Yenimahalle Belediyesi Spor Kulübü Başkanı
• Ali Ayvazoğlu: Ankara Valiliği İl Kültür Turizm Müdürü
• Selçuk Balcı: Sanatçı, Kültür Sanat Derneği Temsilcisi
• Arzu Balkan: Oyuncu, Eğitimci
• Dr. Süleyman Basa: İMEF (İnternet Medya Bilişim Federasyonu) Başkanı
• Prof. Dr. Aydan Biri: Doğasında Doğum Derneği Genel Başkanı, Öğretim Üyesi
• Dr. Baran Bozoğlu: İklim Değişikliği Politika Araştırma Derneği Başkanı, ASKİ Genel Müdür Yardımcısı, Çevre Mühendisleri Odası E. Genel Başkanı
• Özgür Ceren Can: Rahmi M. Koç Müzesi Yöneticisi, Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği Başkan Yardımcısı, Seramik Sanatçısı
• Faruk Çınkı: Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı
• Erkin Delikanlı: Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları İthalatçıları İhracatçıları Derneği Temsilcisi, Sağlık Enstitüleri İşverenleri Sendikası Temsilcisi
• Büşra Dok Dağdelen: Peyzaj Yüksek Mimarı, İpek Yolu Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği Temsilcisi
• Süleyman Ekinci: Ostim Sanayici ve İşinsanları Derneği Başkanı
• Eda Ersoy Tombakoğlu: Kentsel Tasarımcı, Ankara Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı
• Edibe Sinem Ersoy: Serabral Palsili Çocuklar Derneği Kurucusu
• Gökhan Ertek: Ankara Genç İş Adamları Derneği Üyesi, İnşaat Mühendisi
• Ahmet Bora Hızal: Ankara Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
• Cevriye Kaya: Fidanlık Mahallesi Muhtarı, Çankaya Muhtarlar Derneği
• Ömer Faruk Kayaaslan: Başkent Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
• Emrah Kaymak: TMMOB İç Mimarlar Odası Genel Başkanı
• Dr. Cemalettin Kömürcü: Türkiye Verimlilik Vakfı Başkanı, Ankara Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı
• Aysu Fatma Kuştaş: Mimar, Tasarımcı
• Obahan Obaoğlu: Ankara Forum Derneği Başkanı
• Mehmet Ali Okumuş: Ankara Esnaf Odaları Birliği Başkan Vekili
• Yasin Otuzoğlu: TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı
• Doç. Dr. Lale Özgenel: Mimar, Mimarlık Tarihçisi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi, Mimarlık Tarihi Ve Yerleşim Arkeolojisi Uzmanı, 1927 Mimarlar Derneği E. Başkanı
• Ulvi Sakarya: Polatlı Ticaret Odası Başkanı, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Yönetim Kurulu Üyesi, Polatlı Ticaret Odası Organize Sanayi Bölgesi Başkanı
• Ömer Sarıoğlu: Kuaförler Kooperatifi Başkanı
• Doç. Dr. İbrahim Sarıtaş: Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Medeniyet ve Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı: Yazar
• Tevfik Volkan Severcan: Tiyatro Oyuncusu
• Nazmi Şahin: İnşaat Mühendisi, Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı
• Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin: Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Kent Planlama, Kent Yönetme ve Kent Konseyleri Uzmanı

2019 yılından 4. Olağan genel kurula kadar geçen süre zarfından kent konseyi ile ilişkilenen konusunun uzmanı ve otoritesi insanlardan oluşan bir danışma kurulunun oluşturulmasına karar verildi. Danışma Kurulunun düzenli aralıklarla toplanarak belli temalarda kent konseyinin ana yönelimini belirleyecek katkılarda bulunması hedeflendi. Yine genel kurulda karar bağlanan Danışma Kurulunda yer alan isimler de şu şekildeydi (Alfabetik sırayla):

• Av. Ömer Lütfü Avşar: Hukuk Akademisi Derneği Başkanı
• Orhan Aydın: Ostim OSB Yönetim Kurulu Başkanı, Ostim Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı
• Pınar Ayhan: Tohumluk Vakfı Başkanı, Sanatçı
• Gürsel Baran: Ankara Ticaret Odası Başkanı, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Başkan Vekili, Ankara Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi, ATO İdea A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
• Rüştü Biçer: Ankara Büyükşehir Belediyesi Pursaklar Meclis Üyesi, Serbest Mali Müşavir
• Nazmi Bilgin: Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
• Ali Bozkurt: Yapımcı, Yönetmen, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı
• Mesut İbiş: Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Genel Başkanı, Anadolu Güç Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri, İş İnsanı
• Mustafa Coşar: Sosyolog, Çankaya Kent Konseyi Başkanı
• Av. Selim Çırpanoğlu: Ankara Büyükşehir Belediyesi Kahramankazan Meclis Üyesi, Avukat
• Deniz Demir: Jeoloji Mühendisi, CHP Genel Başkan Başdanışmanı, TMMOB Jeoloji Mühendisliği Odası Delegesi
• Naki Demir: Ankara Büyükşehir Belediyesi Yenimahalle Belediye Meclis Üyesi, İş İnsanı
• Nuray Demirer: Mimar, TAV Esenboğa Genel Müdürü
• Av. Çiğdem Dilek: Global Enerji Derneği Başkanı, Atakule Yönetim Kurulu Üyesi
• Musa Göçmen: Orkestra Şefi, Besteci
• Rengim Gökmen: Devlet Opera ve Balesi E. Genel Müdürü, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Müzik Direktörü
• Halime Güner: Uçan Süpürge Vakfı Başkanı, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festival Başkanı
• Özlem Gürses: Mimar, Gazeteci
• Prof .Dr. Deniz İncedayı: TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı, imar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi
• Hayrettin Kadıoğlu: Danıştay Eski Üyesi, TÜTAV (Türk Tanıtma Vakfı) Temsilcisi
• Cemal Kaman: Ankara Sakatlar Derneği Sosyal Hizmetler Koordinatörü
• Mustafa Koç: Bugsaş Yönetim Kurulu Başkanı: Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı, Emekli Kurmay Albay
• Aysun Liman Yaşacan: Ankara Büyükşehir Belediyesi Keçiören Meclis Üyesi, Keçiören Belediyesi E. Başkan Yardımcısı
• Cengizhan Orakçı, Şair, Yazar, Eğitimci
• Bekir Ödemiş: Ürgüp Belediyesi E.Başkanı, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanı, Jeoloji Mühendisi
• Nurettin Özdebir: Ankara Sanayi Odası Başkanı, Ankara Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi
• Ferhan Özkara: Belpa Yönetim Kurulu Başkanı,
• Selçuk Pehlivanoğlu: Türk Eğitim Derneği Başkanı, TED Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, İnşaat Mühendisi
• Av. Erinç Sağkan, Ankara Barosu Başkanı
• Prof. Dr. Yusuf Sarınay: TOBB Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü, Devlet Arşivleri E. Genel Müdürü
• Prof. Dr. Olcay Şendil: Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi, Kimya Mühendisi
• Demirhan Şerefhan: TÜSİAV Gençlik ve Spor Platformu Başkanı
• Petek Us Gülbitti: Ankara Büyükşehir Belediyesi Haber Merkezi Müdürü, Gazeteci
• Prof. Dr. Çiğdem Varol Özden: İlhan Tekeli Şehircilik Kültürü Vakfı Temsilcisi, Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi
• Şevket Bülend Yahnici: 21. Dönem Ankara Milletvekili, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü
• Ankara Kent Konseyi Kale Meclisi Başkanı, Avukat, Gazeteci
• Faik Yavuz: Ankara Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı
• Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu: Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) Direktörü, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi
• Prof. Dr. Mete Yıldız, Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi, E-Devlet ve E-Katılım Uzmanı
• Prof. Dr. Musa Yıldız: Gazi Üniversitesi Rektörü
• Mehmet Yılmaz: Devlet Tiyatro Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) Başkanı, Opera Sanatçısı

Bir danışma kurulunun yanı sıra ayrıca bir onur kurulunun oluşturulması da gündeme geldi. Bunda, Ankara Kent Konseyinin, özellikle de Başkan Halil İbrahim Yılmaz’ın, geçmiş dönemin tartışmalı belediye başkanı Melih Gökçek tarafından sosyal medyada sürekli hedef alınmakta olmasının da payı bulunmaktadır. Hakkında pek çok suç duyurusu, dava ve siyasi tartışma bulunan, görev süresi boyunca meşru bir kent konseyi kurmamış olan eski belediye başkanının bu saldırıları karşısında kent konseyinin saygınlığını göstermek adına hayatta bulunan geçmiş dönem büyükşehir belediye başkanlarının ve kent konseylerinin içinde bulunduğu disipliner alanın en saygın ve tanınmış akademisyeni olan, “hocaların hocası” Prof. Dr. Ruşen Keleş’in bulunduğu bir Onur Kurulu oluşturulmuştur. Murat Karayalçın ve Mustafa Tuna ile birlikte Prof. Dr. Ruşen Keleş’in yer aldığı Onur Kurulu da genel kurulda onaylanmıştır.

Genel kurul sonrasında 35 üyeli bir yürütme kurulunun, 40 üyeli bir danışma kurulunun ve bir onur kurulunun oluşturulması ilk başlarda çalışma grupları ve meclislerde kafa karışıklığı yaratsa da zaman içerisinde uygulamada esas birimlerin tabandaki çalışma grupları ve meclisler olduğu görülerek bu kurulların işlerliği sağlanmıştır. Danışma kurulunun teamül olarak senede bir kez, yürütme kurulunun bir icra yapısı ile 3 ayda bir toplanması, onur kurulunun da görev döneminde bir kez toplanması düşünülmüştür. Bu yapı ile Başkent Ankara gibi büyük bir metropolde halen 1800 üyesi ve 4000’e yakın gönüllünün katıldığı bir kent konseyinin işlerliği sağlanabilmiştir.