ANKARA’NIN KENT İÇİ AKARSULARINI KONUŞMAK

Kent konseylerinin temel kuruluş amacı yerel gündem 21’den itibaren sürdürülebilir kalkınma olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda bir kent konseyinin kurulduğu kent içerisindeki çevresel konuları ilişkin güncel konularda farkındalık çalışmaları yapması, konunun uzmanlarına ilgililerini ve kurumsal paydaşları bir araya getirmesi önemli görülmektedir. Kent konseyleri bu amaçla çevresel konularda savunuculuk ve müzakere süreçlerine dahil olabilmektedir. Türkiye’de özellikle Trakya bölgesindeki kent konseylerinin çevre mücadelesinde açılan davalara müdahillik hakkı kazanmış olmaları bunun önemli bir örneği olarak görülebilir. Ancak öte yandan kentlerin yapısal çevresel sorunlarına ilişkin her zaman bir mücadele süreci yürütmek değil kurucu ve çözüm odaklı bakış açılarına da ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle büyükşehirlerdeki kapsamlı ve uzun sürede ortadan kaldırılabilecek karmaşık sorunlar için bir planlama bakış açısıyla bir araya gelinmesi gerekmektedir.

Başkent Ankara’nın bu açıdan uzun bir süredir tartışılan konuların başında kent içerisindeki çeşitli akarsular gelmektedir. Özellikle cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kentleşme süreci içerisinde kent içerisindeki derelerin çayların önce kanalizasyon sistemine dahil edilmesi sonra üzerlerinin kapatılması ve giderek yapılaşmaya açılması Ankara kentini sel gibi afetlere karşı kırılgan hale getirirken sağlıksız bir yapılaşmanın ortaya çıkmasına sebep olmuş en önemli çevresel kaynak olan suyun kötü kullanımı sonucunu doğurmuştur. Son yıllarda meslek odalarının bu konuya ilgi duyan uzmanların ve akademisyenlerin önemli katkılarıyla konu sıklıkla gündeme taşınmış hatta bu konuda hazırlanan belgeseller ulusal film festivallerinden gösterilmiştir. Konu yerel seçim sürecinde de gündeme gelmiş hatta belediye başkan adayları bu konuda çeşitli projeler dile getirmişlerdir. Ancak seçimlerden sonra konu gündemden çıkmıştır. Başkent Ankara’nın kentleşme konusundaki çok uzun yıllara dayanan yapısal sorunları öncelik kazanmış, Ankara’nın akarsuları geri planda kalmıştır. Ankara kent konseyi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu konudaki çalışmalarının ilgili paydaşlarla paylaşılmasını ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla bir çalıştay düzenlemiştir. Bu Çalıştaya ASKİ ve Ankara büyükşehir belediyesi yetkilileri yanı sıra bu konuda daha önce araştırmalar yürütmüş inşaat mühendisi peyzaj mimarı ve eski bürokratlar davet edilmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Ankara kent konseyi başkanı Halil İbrahim Yılmaz’ın, Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ve Yürütme Kurulu Üyesi Lale Özgenel’in, ASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk’ün, eski Asu genel müdürü Levent Tosun’un, inşaat mühendisi Hasan Akyar’ın katıldığı toplantı bu konuyu peyzaj açısından değerlendirmiş Özge İdali Özden’in sunumu ile başlamıştır. Daha sonra Hasan Akyar Ankara’nın akarsularına ilişkin genel özellikleri ve mevcut durumu aktaran bir paylaşımda bulunmuştur. Genel olarak Ankara’nın akarsularının geçmişten bugüne dönüşümü anlaşıldıktan sonra da toplantıya katılım sağlayan emekli ve görevli bürokratlar konuyu değerlendirmiştir. Toplantıda; Ankara’nın üstü bir şekilde örtülü akarsularının gün yüzüne çıkarılabilmesi için öncelikle ciddi altyapı sistem sorunlarının çözülmesi gerektiği, Ankara çayı üzerinde geçici olarak arıtmalı ya da aktarımlı su kullanılarak park ve peyzaj düzenlemelerinin yapılabileceği, kentin bundan sonraki gelişimi için yapılacak planlamada akarsu yataklarının dikkate alınması gerektiği ve kentin su altyapısına ilişkin kültürel miras unsurlarının görünür hale getirilmesi gerektiği görüşleri paylaşılmıştır. Ayrıca Belediyenin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Ankara Çayı kenarına yapımı düşünülen park projesine ilişkin taslağı sunmuştur. Toplantıda bu konuda ASKİ bünyesinde ilgili paydaşların ve kurumların katılımıyla bir komisyon oluşturulması konusunda ortaklaşılmıştır. Ancak, bu konuda daha sonra belirgin bir gelişme gözlemlenmemiştir. Ankara Kent Konseyi bünyesinde su ile ilgili konular daha geniş bir çerçevede “Suya Saygı Buluşmaları” kapsamında sürdürülmektedir.