CUMHURİYETİN 100. YILI ANITI FİKİR YARIŞMASINDA KENT KONSEYİNİN ROLÜ

Ankara Kent Konseyinin yeniden kurulduğu 2019 yılı haziran ayından bu yana en fazla önem verilen gündemlerin başında “Cumhuriyetin 100. Yılları” gelmektedir. Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 100. yılında bu amaçla başlatılan kentin kimlik ve hafızasına sahip çıkma hareketi uzun yıllardan sonra ilk defa Kızılay’da Atatürk Bulvarında binlerce insanın seğmen oynayarak temsili Mustafa Kemal Atatürk’ü karşıladığı yürüyüşle en etkileyici başlangıcını yapmıştır. Ardından, pandemi koşullarında da olsa önce TBMM’nin açılışının 100. Yılı, ve 2021 yılında Sakarya Zaferinin 100. yılı farklı etkinliklerle kutlanmıştır. Bu çalışmalar sürdürülürken Kent Konseyi Mimarlık Kültürü ve Planlama, Kültür ve Sanat Çalışma Gruplarının da önerileriyle Yürütme Kurulu gündemine Başkent Ankara’ya yaraşır bir Cumhuriyet Anıtının yapılması önerisi değerlendirilerek Ankara Büyükşehir Belediyesine iletilmiştir. Belediye bu konuyu 2023’ün simge yapılarından birisi olarak olumlu karşılayarak kabul etmiştir. Birlikte yürütülen yarışmalar sürecinin bir parçası olarak değerlendirilen anıt projesi Cumhuriyetin 100. Yılı için önemli bir gösterge olarak ele alınmıştır.

Yarışmalar sürecinde gönüllülük temelinde görev alan Akademik Danışma Kurulu ve Belediyenin Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi bu süreçte anıtın elde edilme yöntemini yarışma olarak belirledikten sonra olası konumları değerlendirmiştir. Anıtın yapılabileceği alternatif mekanlar arasında Ulustaki Hıdırlıktepe, 100. Yıl Çarşısı gibi mekanlar da olmakla birlikte hem bağlam hem de konum açısından bu tür bir proje için en uygun yerlerden birisi olarak Dikmen Çaldağı tespit edilmiştir. Açılan yarışma şartnamesinde Jüri Başkanı Süha Özkan yarışma alanının niteliğini giriş yazısında şu şekilde ifade etmektedir :

“Tepenin, Mustafa Kemal Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinde kendisinin Ankaralılar tarafından gece boyunca ateşler yakılarak beklendiği ve karşılandığı yer olması nedeniyle taşıdığı simgesel değer, bu alanın seçilmesinde en önemli belirleyici olmuştur. Çaldağ’ın, kent ve ülke tarihi için bahsedilen özelliği nedeniyle önemli bir kentsel alan olarak korunması ve kullanılması önceliğimizdir. Ayrıca, tepenin kentin farklı alanlarından görülebiliyor oluşu, Atatürk Bulvarı’ndan güney yönünde bakıldığında Türkiye Büyük Millet Meclisi yapısına arka plan oluşturması ve kent siluetinin bütününde hâkim bir konumda bulunması, alanın tarihsel önemiyle birlikte düşünüldüğünde yer seçimine dair verilen karar perçinlenmiştir. Özetle, bu alanın bütünüyle, kamu yararı gözetilerek korunması ve içerisinde Cumhuriyet’in 100. yılına adanmış bir anıt mekânının yer alacağı bütüncül bir güzel sanat eseri olarak tasarlanması yarışmanın ana hedefidir.”

Bu alanın bir ilginç özelliği de Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2003 yılında açtığı son tasarım yarışmasının bu alanda açılmış olmasıdır. “Osmanlının 700. Kuruluş Yıldönümü Anıt Kompleksi ve Parkı” adıyla açılmış yarışmanın içeriğinin dönemin ideolojisi içerisinde fazla Osmanlı izi bulunmayan Başkent Ankara’da tarihsel bağlama müdahale niteliği taşıdığı da açıktır. Açılacak yeni yarışma ile alanın tarihsel bağlamına uygun bir yarışma açılması da mümkün olacaktır.

Ancak, geçen zaman içerisinde Dikmen Çaldağının Başkent Ankara’daki kentin doğal ve kültürel mirasını dikkate almayan kentsel dönüşüm yaklaşımlarından ciddi şekilde etkilenmiş olduğu da tespit edilmiştir. Son on yılda alan kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilmiş, alandaki belediye arazileri kurulan konut kooperatifleri eliyle imara açılmak istenmiş, meslek odalarının açtıkları davalar neticesinde de henüz yapılaşma başlayamamıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı da hem mahkeme kararlarını dikkate alan hem de alandaki hak sahipliliklerini çözmeye çalışan bir imar planı yapım süreci yürütmektedir. Alanın bağlamı çok önemli olmakla birlikte böyle bir alanda anıt yapılıp yapılamayacağı uzun süre tartışılmıştır. Tartışmanın bir diğer unsuru da tepede yer alan telsiz istasyonları ve yayın kuleleridir. Ulaştırma Bakanlığının İstanbul’da bir yayın kulesi yapması ve bir benzerinin de Ankara’da Çaldağında yapılması olasılığının anıtı gölgeleyip gölgelemeyeceği ele alınmıştır. Ancak, tüm bu tartışmalardan sonra, Başkent Ankara’da böylesine önemli bir anıt için fazla alan kalmadığı ve anıtın alanın doğal peyzajını sürdürebilmek için bir araç olabileceği değerlendirilerek yarışmanın alanda açılmasına karar verilmiştir. Yarışma için jüri üyesi istenen TMMOB Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi özellikle imar planı ve dava süreçlerine ilişkin çekincelerini ifade ederek yarışmaya jüri üyesi vermemiştir.

Sonuçta yarışmanın yakın çevresi ile birlikte ele alınacak bir anıta ilişkin fikir yarışması olarak açılması düşüncesi kabul görmüş ve yarışma jürisi oluşturularak yarışma açılmıştır. Henüz imar planı yapım süreci devam ettiği için de anıtın belediye mülkiyetindeki açık yeşil alanın korunması için bir araç olarak kullanılması ve yarışma sonucunun yapılacak imar planlarını yönlendirecek olması ilkesel olarak jüri tarafından da kabul görmüştür. Yarışma süreci 2022 Şubat Ayında başlamış olup Haziran 2022 sonunda tamamlanması öngörülmektedir. Bu yarışma Ankara Kent Konseyi açısından kentin kimliği ve kültürü ile tasarım müzakeresi süreçlerinin bir arada ele alınabildiği önemli bir süreç olarak görülebilir. Yarışma Şartnamesinde bu yaklaşım şu ifade ile belirtilmiştir:

“Çaldağ Tepesinin ulusal bir fikir yarışması ile düzenlenmesi, içerisinde ve çevresindeki mevcut yapılaşmayı dönüştürecek, kentsel kaliteye yön verecektir. Yarışmayla ortaya çıkacak çözüm, bir yandan müdahale edilen alana doğrudan biçim verirken, öte yandan hem kentsel ölçekte başkent Ankara’ya katkı koyma gücüne hem de böylelikle yeni bir kentsel değer yaratma potansiyeline sahip olacaktır. Tüm bu nedenlerle, yarışma çerçevesinde geliştirilecek önerinin/önerilerin tarif edilen alanı bütüncül olarak ele alması, 4. bölümde belirtilen koşullara ortak bir çözüm kazandırması ve böylelikle “yer”in bahsi edilen özgün niteliklerinin derinlemesine irdelenmesi beklenmektedir. Tasarlanacak anıtın kentsel konumuna değer katan, yakın çevresinin fiziksel koşullarını dönüştürebilecek bir tasarım olması önceliklidir”.