DEPREME HAZIR MIYIZ?

Halil İbrahim Yılmaz
Ankara Kent Konseyi Başkanı

Bir süredir, deneyim ve birikim paylaşımı amacıyla, büyükşehir kent konseylerimiz çevrim içi toplantılarda bir araya gelmektedir. Bu toplantılar İzmir Kent Konseyi Başkanının önerisi ile başlatılmıştır. Toplantıların amacı büyükşehir ölçeğinde kent konseylerimizin sorun ve potansiyellerini, ortak deneyimlerini paylaşmaktır. İlk toplantıda İzmir Kent Konseyimiz, ikinci toplantıda ise İstanbul kent konseyimiz ev sahipliği yapmıştır. İlk toplantıda kent konseylerinin pandemi dönemindeki deneyimleri, ikinci toplantıda ise katılımcı bütçeleme deneyimi ele alınmıştır görüş paylaşımında bulunulmuştur. Büyükşehir kent konseylerinin üçüncü toplantısı Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.

İzmir’deki deprem felaketinin ardından, Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde yapılacak bu toplantının büyükşehir belediye başkanlarımızın ve kent konseylerimizin bir arada dayanışmasının vurgulandığı bir anlayışla gerçekleştirilmesi uygun bulunmuştur. Yerel yönetimler düzeyinde giderek daha fazla, krizlerde sivil örgütlenmenin ve dayanışmanın öneminin anlaşıldığından hareketle kent konseyleri ve yerel yönetimler arasında yenilikçi dayanışma ve iş birliği olanaklarının konuşulacağı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Kent Konseyimizle dayanışmanın büyütülmesi için güç birliği yapılacak bu toplantıda bu sebeple büyükşehir belediyesi başkanlarımızın ve kent konseyleri başkanlarımızın katılımı öngörülmüştür. Toplantıya katılan tüm büyükşehir belediyesi başkanlarımız ve kent konseyi başkanlarımız önemli katkılarda bulunmuşlardır.

5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hem büyükşehir sınırları içinde hem de büyükşehirler ve afete uğramış alanlarla ilgili olarak planlama ve dayanışma ile ilgili görevler tanımlamıştır. Buna göre Büyükşehir Belediyeleri “İl düzeyinde yapılan plânlara uygun olarak, doğal afetlerle ilgili plânlamaları ve diğer hazırlıkları büyükşehir ölçeğinde yapmak; gerektiğinde diğer afet bölgelerine araç, gereç ve malzeme desteği vermek” görev ve sorumluluklarına sahiptir. Bu yasal zorunluluğun dışında da, özellikle pandemiden sonra, başta belediyelerimiz olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kentlerdeki paydaşların dayanışmasını sağlamak için ciddi bir çaba içine girdikleri görülmektedir. Bu anlamda, hem depreme hazırlık hem de deprem sonrasında yaraları sarabilmek için kentlerdeki sivil gücün örgütlenmesi çok önemli hale gelmiştir. Bunun için de elimizdeki en önemli araç kent konseyleri ve kent konseylerinde gönüllü olarak çalışan vatandaşlarımızdır.

Nitekim İzmir’de yaşanan deprem felaketinden sonra da İzmir kentinin güçlü sivil toplum ve demokratik altyapısı başta İzmir Kent Konseyi olmak üzere tüm kent konseylerinin de üstün gayretleriyle harekete geçirilmiştir. Yaraların sarılıp deprem mağdurlarının ihtiyaçlarının giderilmesi için büyükşehir belediyemizle birlikte kent konseylerinin örnek bir faaliyet içinde oldukları görülmektedir. Gerçektende, kent konseyleri özellikle afetlerden sonraki ihtiyaçların giderilmesinde sahip oldukları dayanışma ağıyla çok önemli bir ihtiyacı gidermektedir.

Ancak, konu sadece deprem sonrası dönemde yaraların sarılması ve ihtiyaçların giderilmesinin ötesinde, bilimsel planlama ve mühendislik hizmetlerinin kent sathında doğru uygulanmasının ve bu konuda gerekli denetimin sağlanmasının öne çıkarılmasıdır. Kent içerisinde afete duyarlı alanların belirlenmesi, bu alanların gerekli şekilde planlanması, bu planlama sonucunda gerekli kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla tamamlanabilmesi için kentteki üniversitelerin, araştırma kuruluşlarının ve bilim insanlarının bir araya getirilmesi ve gerekli eylem planlarının yapılmasında da kent konseylerinin önemli rolleri olabileceğini unutmamalıyız.
Depremlerde yeniden İzmir’de olduğu gibi bir felaketi yaşamamak için tüm kentlerimizde bu sebeple kent konseylerini de işin içine katarak yeni bir yaklaşım geliştirmemiz gerekmektedir. Bir sonraki depremde artık, alamadığımız değil aldığımız önlemlerin sonuçlarını yaşamak için bilim ve teknik birikimin öncülüğünde hareket etmek için en önemli dayanağımız kentlerimizin sivil gücü, vicdanı olan kent konseyleri olacaktır.