HAKLARI VE TÜRKİYEDE HAYVAN BAŞKENTİN SOKAK HAYVANLARI

Türkiye’de hayvan hakları yasaları yürürlükte olsa da günümüz şartları, artan popülasyon ve değişen gereksinimlerle birlikte revize edilme yollarına gidildi. STK’ lar, baroların hayvan hakları komisyonları ve sahada etkin gönüllülerin işbirliği ile yeni yasanın hazırlığı aşamasında ciddi emek sarf ettiler. Bu çabaya rağmen hayvan hakları yasası yetersiz, caydırıcılığı olmayan cezalar ve yasal boşluklarla dolu olarak çıktı. Zaten ülkenin sokak hayvanları ile ilgili büyük bir yükü sırtlayan STK ’lar ve hak savunucusu gönüllüler bu yasa ile beraber daha zorlu durumlarla karşı karşıya kalmış ve daha fazla yük omuzlarına binmiştir. Yasal düzenlemenin olmadığı, eksik ya da yanlış olduğu durumlarda, çalışma yapmak hem kurumsal anlamda hem de halk cephesinde zorlayıcı bir hal almaktadır. Yerel yönetimlerin baskısı ve istekleri böyle durumlarda kanun koyucular ve yasa uygulayıcıları cephesinde önem arz eder. Bu yüzdendir ki konu ile alakalı STK’ ların ve gönüllülerin belediyeler üzerinden protestolara yönelmesi olağandır.
Bizler ‘’ORTAK AKIL’’ yönetim modeli ile yola çıkan Ankara Büyükşehir Belediyesinin desteklediği ANKARA KENT KONSEYİ çatısı altında birleşmiş sivil toplum kuruluşları, dernekler ve gönüllüler olarak çıktığımız bu yolda, demokratik düzeyde birleşiyor, dinleniyor ve çözüm üreten projeler ortaya koyuyoruz. Bir başkentli olarak yaptığımız çalışmaların sadece başkenttekiler değil tüm Türkiye tarafından takip ve takdir edildiğinin bilincindeyiz.
Hayvan hakları çalışma grubunun kurulmasının hemen ardından dünyayı etkisi altına alan pandemi, sokak hayvanlarını da olumsuz yönde etkiledi. Restoranların ve işletmelerin kapanması, insanların evlerinde kalmasıyla sokak hayvanları da beslenme odaklarını kaybettiler. Hayvan hakları çalışma grubu olarak ilk faaliyetlerimizi bu yönde yaptık. Özellikle soğuk havalar ve kış aylarında sokak hayvanlarının beslenmesi için büyükşehir belediyesi ile işbirliği yaparak besleme etkinlikleri düzenledik. Bu etkinliklerde en çok dikkatimizi çeken şey ve beslenme sorununun diğer kaynağı olan popülasyon fazlalığı idi. Sonraki adımda çalışmalarımıza bu yönde devam ederek tüm Ankara’da büyük bir kısırlaştırma faaliyetinin başlamasına öncülük ettik. Yeni kısırlaştırma merkezleri, var olan merkezlerin revize edilmesi ve mobil kısırlaştırma gibi konularda yine büyükşehir belediyesi ile birlikte çalıştık. Evcil hayvan sahibi olma oranının çok yüksek olduğu başkentte en büyük eksiklerden biri olan hayvan mezarlığı konusunu da büyükşehir belediyesinin gündemine taşıyarak Avrupa standartlarında örnek bir proje olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son dönemde yine oldukça gündemde olan evcil hayvan mamalarına gelen zamlar ve %18 lik KDV oranının getirdiği olumsuzluk ile birlikte, yerel yönetim olarak sadece sokak hayvanları ve rehabilitasyon merkezlerinde kalan hayvanlar için üretilmesini istediğimiz kuru mama üretimi konusunu tekrar gündeme getirdik. Sokak hayvanlarının refahını halk sağlığı da göz önüne alınarak insani ve akılcı bir şekilde devam etmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kent konseyinin bize sağlamış olduğu imkan ve hareket özgürlüğünün, katılımcı politikası ve yerel yönetimler desteğinin tüm kentlerde yaygınlaşması ve örnek olmasını diliyorum.
Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Sözcüsü
Rabia ERENTUĞ