III. KENT KONSEYLERİ SEMPOZYUMUNDA ANKARA KENT KONSEYİNİN ROLÜ

Kent konseyleri daha ilk ortaya çıktıkları günden bugüne hep akademik bir bakış açısı ile yan yana olmuşlardır. Bunda, akademisyenlerin Kent konseylerinde görev almaları etkili olduğu kadar Kent konseylerinin ilgi çekici bir araştırma nesnesi olmasının da etkisi bulunmaktadır. Nitekim Kent konseylerinin kuruluşundan bu yana Türkiye’de çok farklı akademik disiplinlere mensup kişilerin mimarlıktan kamu yönetimine, sosyolojiden psikolojiye kadar değişen alanlarda Kent konseylerini incelemeye çalıştıkları görülmektedir. Bu anlamda Bursa Kent konseyinin öncülüğünde 2011 yılında düzenlenen ilk ulusal kent konseyleri sempozyumunun önemli bir başlangıç olduğu söylenebilir. Bu ilk sempozyumda hem bu alanda çalışan akademisyenler ilk kez bir araya gelerek kent konseylerinin katılımcılık süreçlerindeki rolünü tartışma fırsatı bulmuşlar hem de Türkiye Kent konseyleri Birliği ve Türkiye Kent konseyleri Platformunun paralel olarak kuruluş süreçleri başlamıştır. Bursa Kent Konseyi bu misyonunu bir süre daha devam ettirmiş önce 2015 yılında 2. Ulusal Kent Konseyleri Sempozyumu’nun, ardından da 2016 yılında Kent Kültürü Ve Kentlilik Bilinci Sempozyumunun gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bu sempozyumlarda sunulan bildiriler ve bildiri kitapları uzun bir süre bu alanda kaynak eser işlevini görmüştür. Ayrıca, bu sempozyumlar kent konseylerinde görev alan Sivil Toplum Örgütü temsilcileri ile akademisyenlerin etkileşimine olanak tanıdığı için Kent konseylerinin gelişim sürecinde de önemli bir rol üstlenmiştir. Nitekim geçen her sempozyumda kent konseylerinin katılımcılık konusundaki kuramsal yaklaşımlara ve araştırma yöntemlerine giderek daha fazla hakim hale geldikleri, etkileşim arttıkça akademisyenlerin de kent konseyleri olan ilgisinin arttığı görülmüştür.

Her ne kadar 2016 yılından sonra ayrı bir kent konseyleri Sempozyumu düzenlenmemiş olsa da konuyla ilgili siyaset bilimi ve kamu yönetimi, kent yönetimi ve yerel yönetimler, kentsel tasarım ve planlama gibi alanlarda düzenlenen farklı amaçlı akademik etkinliklerde her zaman kent konseyleri ne ilişkin çalışmaların sunulduğu izlenebilmiştir. Ancak yine de bu ilk kent konseylerine katılan, izleyen ve halen daha Kent Konseyi süreçlerine katkıda bulunan kişiler için ayrı bir sempozyumu düzenlenmesi heyecan verici bir fikir olarak ele alınmaktadır. İşte bu sebeple üçüncü bir kent konseyleri sempozyumunu düzenlenmesi uzunca bir süredir Türkiye’deki tüm Kent konseylerinin gündeminde yer almaktaydı. Ancak gerek bir sempozyum düzenlenmesinin zorlukları, gerekse akademik dünyayı gerektiği gibi takip edebilme kaygıları böylesi bir sempozyumun düzenlenmesinin gecikmesine sebep olmuştur. 2019 Yerel seçimlerinden sonra Ankara ve İstanbul’da Kent konseylerinin kurulması sempozyum düşüncesini yeniden gündeme taşımıştır. Ocak 2021 başında Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin’i ziyaret eden Ankara Kent konseyinin 3. Kent Konseyleri Sempozyumu konusunda iş birliği konusunu görüşmesinin ardından Türkiye Kent Konseyleri Birliği içerisinde tekrar sempozyum konusu değerlendirilmeye başlanmıştır. Birlik Dönem Başkanlığı tarafından daha sonra alınan bir kararla da 3. Kent Konseyleri Sempozyumunun Balıkesir Kent Konseyi ev sahipliğinde 2021 yılı sonbaharında gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.

Bu düşüncelerle, Türkiye Kent Konseyleri Birliği koordinatörlüğünde, Balıkesir Valiliği, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir ve Bandırma On yedi Eylül Üniversiteleri ve Balıkesir Kent Konseyi ev sahipliğinde ve Türkiye Belediyeler Birliği, UCLG-MEWA, WALD ve UNDP iş birliği ile sempozyum hazırlıklarına başlanmıştır. Öncelikle bir Düzenleme Kurulu oluşturulmuş ve sempozyum takvimi ön görülmeye çalışılmıştır. Düzenleme kurulunda Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ve Yürütme Kurulu üyesi Doç. Dr. Lale Özgenel görev almış, ayrıca Türkiye Kent konseyleri Birliği’nin bünyesinde görev alan kent konseyi temsilcileri de yer almıştır. Bu şekilde sempozyumun gerçekleştirilmesinde akademisyenlerle uygulayıcıların etkin bir şekilde bir araya getirilmeleri düşünülmüştür. Daha sonra sempozyum takvimine uygun olarak Türkiye’nin bütün üniversitelerinde kamu yönetimi siyaset bilimi, işletme, sosyoloji, yerel yönetimler, mimarlık ve şehir planlama alanlarında kent konseyleri konusunda çalışmalar yapmış akademisyenlerin geniş bir veri tabanı oluşturulmuş ve veri tabanındaki kişilere bilim kurulu için davette bulunulmuştur. Daveti kabul eden akademisyenlerden yaklaşık 300 bilim insanından oluşan bir bilim kurulu teşkil edilmiştir.

 

Sempozyum kurullarının oluşturulmasının ardından sempozyum teması belirlenmiş ve Çağrı metni düzenleme kurulundaki akademisyenlerin katkısı ile oluşturulmuştur. “Geleceğin Kentlerinde İş Birliği ve Dayanışma” temasıyla oluşturulan metinde sempozyumun amacı şu şekilde ifade edilmektedir :

“Günümüzde toplumsal ve yönetsel yapılara ilişkin yapılacak düzenlemelerin, katılımcılık ve iyi yönetişim mekanizmasının işletilmesine dayalı çözümlemelere dayanması gerektiği yaygın bir şekilde kabul görmektedir. Bu anlamda, içinde yaşadığımız kentsel ve kırsal yerleşimlerin ve metropoliten kentlerin sorunlarına ilişkin tartışmalar içinde kent konseyleri kaçınılmaz bir yer tutmaya başlamıştır. Kuşkusuz kent konseylerinin Belediye Kanunu’nda yerini aldığı 2000’li yılların başlarından bu yana, özellikle de hükümet sistemi ve yerel yönetim kanunlarında gerçekleşen değişiklikler sonrasında kentsel sorunların niteliği, çerçevesi ve kapsamı da değişime uğramış, bu anlamda kent konseylerini yeniden ele alma ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissedilmeye başlanmıştır. Mevcut durumda; kent konseylerinin hemşeri hukuku, kentlilik bilinci, kentli hakları, katılım hukuku, kent yönetimi ve karar alma mekanizmalarına katılım, sürdürülebilir kalkınma, kent kimliği, afet yönetimi, göç, çevre ve iklim değişikliği, pandemi ve kriz yönetimi ve demokratik katılımla ilgili pek çok başka konudaki yeri, misyonu ve öneminin disiplinler arası bir bakış açışıyla tartışılmasının oluşturacağı değer, Türkiye’nin bu alandaki deneyimine ciddi katkı yapma potansiyeli taşımaktadır.”

Sempozyumun ilanının ardından Türkiye’deki tüm kent konseylerine ve üniversitelere davet yazıları gönderilmiştir. Davette sempozyuma sözlü ve poster bildiri olarak iki şekilde katılım sağlanabileceği ve sempozyumun 18-21 Ekim 2021 tarihlerinde Balıkesir’de mümkünse yüz yüze olarak gerçekleştirileceği bildirilmiştir. Akademik dünyadan gelecek bildirilerin yanı sıra kent konseylerine poster formatı gönderilerek, önemli projelerinin sergilenmesi için iletilmesi istenmiştir. Yapılan çağrılar sonrasında 3. Kent Konseyleri Sempozyumuna Türkiye’nin farklı yerlerinden 120 kadar bildiri özeti gelmiş, bu bildiriler bilim kurulu içerisinden oluşturulan hakem kurulu tarafından değerlendirilerek 100 kadarı sunum için kabul edilmiştir. Ayrıca, kent konseylerinden de 30 kadar proje posteri ulaşmıştır.

Sempozyum programının oluşturulması sırasında, sempozyum açılışına katılacak belediye başkanlarının katılacağı bir açılış paneli ile sempozyum boyunca çeşitli paneller ve sosyal etkinlikler planlanmıştır. Kabul edilen bildiriler 27 oturum olarak programlanmış, her bir oturuma akademisyen oturum başkanlarının yanı sıra kent konseylerinden birer gözlemci ve oturuma destek olarak raportör belirlenmiştir. Sempozyum 18 Ekim tarihinde 500’ü aşkın katılımcı ile birlikte açılış konuşmalarıyla başlamıştır. Açılışta, Sempozyum Düzenleme Kurulunda etkin görev almış olan Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin “Kent(t)e Katılım Maceramız” başlıklı bir çerçeve sunum gerçekleştirmiştir. Daha sonra Sempozyuma katılım sağlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yücel Yılmaz, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in katılımlarıyla belediye başkanları paneli gerçekleştirilmiş ve sempozyum başlamıştır. Üç gün boyunca devam eden Sempozyumda kent konseylerinin temsilcileri ile akademisyenler arasında verimli bir etkileşim olmuş, sempozyum başarıyla tamamlanmıştır.