KATILIMDA SİSTEMLİ VE ISRARCI OLMAK

 

Temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçiş elbette kolay bir süreç değil. Gerek kurumsal gelenek ve alışkanlıklarımızın, gerekse toplumsal kültürümüzün katılımcı bir yönetim modelinin gelişip yerleşmesi için henüz yeterince hazır olmadığı bir gerçek. Katılımcı demokrasi her ne kadar son yıllarda moda bir siyasal kavram haline gelmiş olsa da, bu kavramın içinin nasıl doldurulacağı ve pratikte nasıl hayata geçirileceği konusunda somut yol haritalarımız pek de mevcut değil.

Katılımcılık kültürünün ve katılımcı süreçlerin gelişmesi için, öncelikle bu işe gönül verip sorumluluk hissedenlerin heyecan ve çabalarına ihtiyaç var. İlk etapta katılımcı demokrasinin önem ve yararının gerek yöneticiler gerekse de süreç ve kararlara katılması beklenen vatandaşlar tarafından anlaşılması ve özümsenmesi gerekiyor. Bununla birlikte, katılımın yöntemlerini ve enstrümanlarını inşa etmeden vatandaşlardan veya sivil toplum kuruluşlarından katılımcılık beklemek de gerçekçi olmuyor.

Ankara Kent Konseyi’nin (AKK) temel misyonlarından birisi hiç kuşkusuz ki kentte katılımcı kültürü geliştirmek ve kentle ilgili karar alma süreçlerine sivil katılımı artırmak. Bu çerçevede, aslında AKK bünyesinde kurulan her çalışma grubu ve yapılan her faaliyet, Ankara’daki tüm sivil kurumlar için sunduğu kapsayıcılık ve yönetenler ile kurduğu köprüler sayesinde bu amaca doğrudan hizmet ediyor. Diğer taraftan, AKK bünyesinde tek amacı yerelde katılımcı demokrasinin nasıl daha etkin bir şekilde işleyebileceğine yönelik fikir ve öneriler geliştirmek olan ayrı bir çalışma grubunun kurulması, AKK’ya ve tüm bileşenlerine bu konuda ışık tutacak bir işlev görebilirdi. Katılımcı Demokrasi Çalışma Grubu bu saikle kuruldu. Grubun üyelerinin bu alanda tecrübe ve uzmanlık sahibi kişilerden oluşması da heyecan verici oldu.

Yerelde katılımcı demokrasinin gelişimi için, Sn. Murat Karayalçın’dan ilhamla, üç ana süreçte katılımcılığın sağlanması önem taşıyor: katılımcı planlama, katılımcı proje ve katılımcı bütçe. AKK Katılımcı Demokrasi Çalışma Grubunun ilk yoğunlaştığı konu da bunlardan birisi olan Katılımcı Bütçe oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Genel Sekreter Yardımcısı Sn. Baki Kerimoğlu’nun, kendi görev alanındaki konulardan birisi olan ABB bütçesi ile ilgili sürecin katılımcı bir modelle hazırlanması konusunda örnek bir tavır ortaya koyması ile birlikte çalışmalar hız kazandı.

Bu süreçte yapılan çalışmaları ve sonuçlarını detaylı olarak, Çalışma Grubunun oluşturulmasında ve işleyişindeki öncülüğü ile önemli katkıları olan Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin hocamızın yazılarından öğrenebilirsiniz. Katılımcı bütçe ve katılımcı demokrasi süreçlerinde kısa sürede bir mucize beklememek gerekiyor elbette. Atılan adımlar yavaş yavaş tüm tarafların farkındalığını artırıp, gerekli olan kültürel ve kurumsal değişimin gerçekleşmesine hizmet ediyor. Elbette bu konuda tecrübesi olmayan veya katılımcılığın yararlarını yeterince algılayamayan kişilerde ilk başta direnç veya ilgisizlikle de karşılaşılabiliyor.

Ancak, katılımcılığın bir kurumsal kültür öğesine dönüşebilmesi için özellikle yönetici seviyesindeki kişilerin bu konuda ısrarcı olmaları ve katılımcı yöntemleri istikrarlı bir şekilde uygulamaya devam etmeleri gerekiyor. Tabii ki, hizmet alıcı konumunda olan ve yönetimlerin aldığı kararlardan etkilenen vatandaşların ve onları temsil eden sivil toplum kuruluşlarının da, karar alma süreçlerine katılmayı demokratik bir hak olarak daha çok talep etmeleri gerekiyor.

Umuyoruz ki; Ankara Kent Konseyi olarak önümüzdeki gün ve aylarda yapacağımız çalışma ve etkinliklerle, Ankara’da katılımcı kültürün gelişmesi adına somut kazanımlar elde etmeye devam edeceğiz. Bu yolculukta bizlerden desteğini esirgemeyen, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Mansur Yavaş ve Ankara Kent Konseyi Başkanımız Sn. Halil İbrahim Yılmaz olmak üzere herkese çok teşekkür ederiz!

Obahan Obaoğlu

Ankarfor Derneği kurucusu, Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi.