KENT KONSEYİ AKADEMİYLE BİRLİKTE: 5. KENT ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU

Kent konseylerinin bilim dünyası ve akademik faaliyetlerle ilişkisi uzun bir süredir tartışılmaktadır. Bir yandan akademisyenler gönüllü olarak kent konseylerinin faaliyetlerine katılmaktayken, mevzuat gereği üniversiteler kent konseylerinin resmi üyesi durumundadır. Ancak, her iki ilişkinin de bugüne kadar kent konseyleri için beklenen iş birliklerinin oluşumu için gerekli altyapıyı sağlayamadığı yönünde özellikle kent konseyleri arasında yaygın bir kanaat oluşmuştur. Bunda, temel olarak katılımcılık süreçleri ile bilimsel bilgi üretimi süreci arasındaki uyumsuzluklar etkili olabilmektedir. Katılımcı süreçler, bilginin doğruluğundan çok bilginin üretim yöntemlerine ve ortaklaşmasına odaklanırken, bilimsel bilgi üretimi yanlışlanabilir bilgi üretimi üretilen bilginin uzman otoriteler tarafından tartışılarak kabulü süreçlerine dayanmaktadır. Bu sebeple çoğu zaman bir katılımcı süreç içerisinde akademisyenlerin rolü ile sıradan bir kentlinin rolü arasındaki fark konusunda tartışmalar yaşanabilmektedir. Bu tartışmalar bilginin üretimi ve doğruluğu konusunda akılcılığın iletişimle mi yoksa belli tür bir uzmanlık bilgisiyle mi oluşturulacağı şeklindeki tartışmalara kadar uzanmaktadır. Diğer yandan da kent konseyleri üniversite mensubu akademisyenleri kurumsal bir hiyerarşinin içerisinde değerlendirme hatasına düşebilmektedir. Bunun sonucunda da üniversitelerle iletişim kurulabilse de yaratıcılık ve bilimsel yaklaşım gerektiren konularda akademisyenler kent konseylerinin katılımcı faaliyetleri için motive olamayabilmektedir.

Bu sebeple, çeşitli konularda, özellikle de kentsel yaşamla ilgili meselelerde akademik etkinliklerin ve organizasyonların bu iki dünyayı bir araya getirme açısından önemi büyüktür. Akademi dışındaki araştırma kuruluşlarının gerçekleştirdikleri sempozyum, çalıştay ve kongrelerde kent konseylerinin ve bileşenlerinin ortaklık ve katılım sağlaması ciddi faydalar sağlamaktadır. Ankara Kent Konseyi de kuruluş ilkeleri gereği bilimsel bilgiye dayalı bir katılımcılığı önemsediği için bu tür organizasyonlara yaygın destek vermeye çalışmaktadır. Kuruluşundan itibaren çevreden iklim değişikliğine, sinemadan kamu yönetimine kadar kent konseyi faaliyetlerine yakın konulardaki akademik etkinlikleri destekleyen Ankara Kent Konseyi, 5. Kent Araştırmaları Kongresi ile ilk defa ciddi bir ulusal kongrenin destekçileri arasında yer almıştır. Ankara Kent Konseyinin bileşenlerinden olan İdealkent Dergisi, Kent Araştırmaları Enstitüsü, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Ernst Reuter İskan ve Şehircilik Araştırma ve Uygulama Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte Kent Konseyi TEPAV ile birlikte destekçi olmuştur.

Kongrenin kent konseyleriyle ve kentsel yaşam kalitesiyle ilişkisi Kongre çağrı metninde şu şekilde belirtilmektedir :

“Yaşam kalitesinin yükseltilmesi için benimsenecek yaklaşımın, üretilecek politikaların ve uygulamaların ‘hak’ esasına dayandırılması bir tercih olmaktan çok gereklilik haline gelmiştir. Deneyimlenen süreç göstermiştir ki; toplumsal tabanda ortaya çıkan ve giderek yayılan kent hakkı arayışı sadece kentsel hizmetlere erişimi değil, aynı zamanda insanlığın ortak geleceğini güvence altına alabilmek adına tüm kentleşme süreçlerinin doğal bir parçası olmayı talep etmektedir. Bu bağlamda sadece karar vericilerin ve belli toplumsal grupların güdümünde değil, profesyonellerden kentlilere toplumun tüm paydaşlarının yer alabildiği, denetleyebildiği, hesap verebildiği ve hesap sorabildiği bir süreç organizasyonunun sağlanması yaşam kalitesinin artırılmasında başlıca unsurlardır. Öyle ki kentsel hizmetlerin sunumunun sağlanmasında da bu unsurların gözetilmesi; nitelikli, adil, toplumsal farklılıkları ve gerçek ihtiyaçları gözeten, çevreye ve kaynak verimliliğine duyarlı ve nihayetinde katılımcı demokrasi ile tasarlanan ortak bir geleceğin zeminini inşa edecektir.”

Pandemi koşulları sebebiyle “Kentleşme ve Yaşam Kalitesi” temasıyla sanal ortamda gerçekleştirilen Kongrenin açılışında Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz bir açılış konuşması yapmıştır. Konuşmasında Yılmaz, Türkiye’nin 1980’lerden itibaren dünyadaki gelişmelere paralel olarak, yeni bir kentleşme dönemine geçtiğini hatırlatan Yılmaz, bu süreçte kentsel topraktan elde edilen rant kavramının da kent hayatına girdiğine dikkat çekmiştir. Kent kimliğinin giderek tanımsızlaştığı hatta neredeyse yitirilmeye başlandığı uyarısında bulunan Yılmaz, “Kentin kalbi sayılabilecek Ulus, Kızılay gibi bölgeleri kendi kaderine terk edip, oluşturulan sahte cazibe bölgelerini, bu bölgelerde oluşan geçici zenginlikleri gözden geçirmek zorundayız.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün dönemin koşulları içerisinde bozkır kasabası denilebilecek bir bölgeden modern bir kent yarattığını ifade eden Yılmaz, “O yıllarda genç Cumhuriyetin Başkenti için tüm kaynaklar seferber edildi. Cumhuriyet sonrası Ankara’da meydanlar, sokaklar, sanat ve kültür mekânları modern bir kent kurgusuna uygun olarak biçimlendirildi. Bugünün Ankara’sında ise yaşam kalitesinin temel göstergeleri olan nitelikli fiziki çevre ve altyapı ile sosyal ve kültürel yapılar kent içinde dengesiz bir dağılım sergiliyor. Başkentliler olarak, Başkent’e gönül verenler olarak, gelecek nesiller için bunu yapmaya mecburuz. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi ve kültürel çok sayıda mirasın sahibi bir kent olarak, şimdi bu mirasa sahip çıkıp, varımızla yoğumuzla çalışıp Başkentimizi layık olduğu yere ‘ortak akılla’ çıkarmak zorundayız.” dedi.

Kongre kapsamında ayrıca “Kent Konseylerinin Kentsel Yaşam Kalitesinin Artırılmasındaki Rolü” başlıklı bir oturum da gerçekleştirildi. Oturuma Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, İstanbul Kent Konseyi Başkanı Tülin Hadi, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Mürsel Sabancı ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy katılarak kent konseylerinin katılımcılıkla ilişkili olarak yaşam kalitesi konusundaki etkisi değerlendirildi. 30’un üzerinde oturumun ve 100’den fazla sunum ve bildirinin paylaşıldığı Kongrede ayrıca Ankara Kent Konseyi Başkan Yrd. Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ve Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Lale Özgenel de oturum başkanlıkları yapmışlardır. Kongre Ankara Kent Konseyi tarafından yaygın bir şekilde sosyal medyada paylaşılmış, Kongrenin Ankara’nın kent ekranlarında duyurulması için destek sağlanmış ve Ankara Kent Konseyi bileşenleri de Kongreyi yakından izlemiştir. Böylesine önemli bir Kongrede destekçi olmak Ankara Kent Konseyinin katılımcılık deneyim ve kültürüne akademi ile ilişkiler konusunda önemli bir katkıda bulunmuştur.