KENT KONSEYLERİNİ ANLATMAK VE LOBİCİLİK FAALİYETLERİ

Kent konseyleri belediye kanununa ilk kez 2005 yılında girmiştir. Ancak geçen süre zarfında kent konseylerinin toplumda ve çeşitli devlet kademelerinde gerektiği gibi tanınmadığı ve demokratik katılım açısından öneminin anlaşıldığı görülmektedir. Her ne kadar Anadolu’nun dört bir yanında farklı ölçeklerdeki yerel yönetimlerde kent konseyleri kurulmuşsa da kent konseylerinin kanunda belirtildiği gibi Türkiye’deki tüm yerel yönetimlerde kurulmadığı bilinen bir gerçektir. Kimi Hukukçular bu durumu kanuna açık bir aykırılık olarak kabul etmektedir. Onlara göre belediye başkanları kent konseyi kurmayarak suç işlemekte ya da en hafifinden görevi ihmal etmektedirler. Gerçekten de halen Türkiye’de 1400 civarında belediye bulunduğu düşünülürse kent konseylerinin sayısının en fazla 300 kadar olması Kent konseylerine ilişkin ciddi bir bilgi ve bilinç sorununun olduğunu göstermektedir. Yakın zamana kadar bu durumun ortaya çıkmasında devletin merkezi olan Başkent Ankara’da etkin bir kent konseyinin bulunmamasının etkili olduğu düşünülmekteydi. Ankara’da kent konseylerinin görünürlüğünün olmaması ve çeşitli devlet kurumları tarafından fark edilmemesi Türkiye’nin genelinde de kent konseyleri tarafından gerçekleştirilen başarılı örneklerin göz ardı edilmesine sebep olmaktaydı.

Bu durumun farkına varan kent konseylerinin gayri resmî üst birlikleri olan Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve Türkiye Kent Konseyleri Platformu yöneticileri çeşitli zamanlarda bu konuda lobicilik faaliyetleri yürüterek kent konseylerinin demokratik katılım açısından önemini anlatmaya çalışmışlardır. İktidar ve muhalefetteki siyasi partileri, çeşitli bakanlıkları ve yerel yönetim birimlerini ziyaret eden Birlik ve Platform mensupları kent konseylerinin neden önemli olduklarını ve kent konseylerinin güncel sorunlarını aktarmaya gayret etmişlerdir. Özellikle daha önce kent konseylerinin bağlı bulunduğu İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü ve şu anda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ile temaslarda bulunulmuştur. Ancak bu çabaların yerini bulabildiği ve etkili olduğu ne yazık ki söylenememektedir. Gerek bürokrasideki kadroların hızlı değişimi gerekse güncel siyasetin gündeminin kent konseylerinin fark edemeyecek kadar yoğun ve değişken olması sebepleri ile yapılan faaliyetler iyi niyet ziyaretlerinden öteye gidememiştir. İşte bu sebeple Ankara Kent Konseyinin kuruluşunun ardından gerek Birlik gerekse Platform mensupları Ankara Kent Konseyinin bu anlamda etkin bir lobicilik yürütmesinin kent konseylerinin tanınmasında önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etmişlerdir. Esasında lobicilik faaliyetleri bir yana Ankara’da görünürlüğü yüksek ve başarılı bir kent konseyi süreci yürütmenin kendisinin de bu işlevi yerine getirebileceğine inanılmıştır.

İşte bu sebeple Ankara Kent Konseyi Başkent Ankara’da bulunan kritik önemdeki kamu otoritelerine ziyaretlerde bulunarak, kent konseylerinin anlamını ve yaptığı çalışmaları aktarmak için bir süreç başlatmıştır. Bu kapsamda ilk olarak Türkiye Belediyeler Birliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin ziyaret edilmiştir. Yapılan ziyarette belediyelerin kent konseyi kurmalarının önemi anlatılmış, kent konseylerinin yerel demokrasi ve katılım için anlamı ortaya konmuştur. Ayrıca Türkiye Belediyeler Birliği ile ortak çalışmalar yapılarak bu farkındalığın arttırılması değerlendirilmiştir. Daha sonra bu ziyaretin somut bir çıktısı olarak Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin 2021 yılı Ekim ayında Balıkesir’de gerçekleştirdiği 3. Kent Konseyleri Sempozyumu’nda Belediyeler Birliği aktif destek sağlamıştır.

Diğer yandan Kent konseylerinin kurulması konusundaki yaptırımların değerlendirilmesi amacıyla kamu denetçiliği kurumu Baş Denetçisi Şeref Malkoç ziyaret edilmiştir. yapılan görüşmede kent konseylerinin temel misyonunun kamu denetçiliği ile yakınlığı ifade edilmiş, kent konseyi kurmayan belediyelerle ilgili olarak kamu denetçiliği kurumuna yapılacak başvurular konusunda destek talebinde bulunulmuştur. Ziyaret sonrasında Malkoç, Ankara Kent Konseyinde düzenlenen bir etkinliğe katılarak Türkiye’nin dört bir tarafından gelen Kent Konseyi temsilcilerine seslenmiş, açık bir şekilde Kent Konseyi kurmayan belediye başkanları konusunda Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuru çağrısında bulunmuştur. Türkiye Kent Konseyleri Birliği tarafından Kamu Denetçiliği Kurumunun desteğinde bir süreç yürütülmesi için çalışmalar devam etmektedir. Ankara Kent Konseyinin lobi faaliyetlerinin kent konseylerinin Türkiye’de daha iyi tanınması amacıyla devam ettirilmesi hedeflenmektedir.