Pandemi Döneminde Ankara’da Katılımcı Yapısal Çözümler Projesi
“Salgının Etkilerini Araştırmak”

Ankara Kent Konseyi, kentin toplumsal ve mekânsal gelişimine katkı sunan araştırmaları destekleyerek kent kültürü ve hemşerilik ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu amaçla Ankara Kent Konseyi ilk iş birliğini Ankara’da Salgının Etkilerini Araştırmak ve Çözüm Politikalarının geliştirildiği bu proje ile gerçekleştirmiştir. Katılımcı kent yaklaşımlarının başarıya ulaşabilmesi için bilimsel araştırma verileri ışığında süreçlerin yürütülmesi gerekmektedir. Ankara Kent Konseyi bünyesinde gönüllü faaliyet gösteren kişiler, akademik, mekânsal ve toplumsal araştırmalara ilgili ve kenti geliştiren bir yaklaşım içerisindedir. Bu bağlamda kentin gelişimini sağlayan bilimsel çalışmalar ile iş birliğine açık ve bu araştırmaları teşvik etmektedir. Ankara kent Konseyi, kenti bir boyutuyla ele almaktansa farklı boyutları ile ele alıp disiplinler arası çalışmaların içinde bulunmakta ve bu amaçla geliştirilen çalışmalara destek olmaktadır.
1- Ankara Kent Konseyi Pandemi Sürecinde Yapısal Çözümlere Destek Verdi
Aniden patlak veren ve sınır tanımayan Covid-19 salgını birçok ülkeyi hazırlıksız biçimde yakaladı. Türkiye gerek idari sisteminin gerek sağlık sisteminin sağladığı avantajlar nedeniyle salgınla mücadele sürecini göreceli olarak başarıyla yürütmüştür. Ancak bu salgın karşı karşıya kaldığımız son küresel kriz değildir. Bu nedenle bir dahaki sefere daha hazırlıklı olmak bir gereklilik haline gelmiştir. Günümüzde küresel ölçekteki krizler, nüfus yoğunluğunun ve kırılgan grupların fazla olduğu büyük kent merkezlerinde daha yüksek risk teşkil etmektedir. Dolayısıyla, yeni dönemde kentsel politikaları salgınlar, iklim krizi, dezavantajlı sosyal gruplar ekseninde yeniden düşünmek gereklidir. Ankara, yaklaşık 6 milyon nüfuslu bir metropol olarak vaka sayılarında ciddi artışlar görülen kentlerden biri olmuştur. Ankara’da nüfusun yaklaşık 5’te 1’inin yoksul olması, yoğun betonlaşma ve yapılaşma, şehir merkezindeki nüfus yoğunluğu, yetersiz yeşil alanlar, hava kalitesi sorunları ve kentleşme sorunları gibi faktörler salgının yayılışını ve kent halkı üzerindeki etkisini arttırmaktadır. Bu süreçte yaşanan deneyimler, yerel yönetimlerin kentsel krizlerdeki kritik rolünü ve merkez ile yerel yönetimler arasındaki iş birliği ve koordinasyonun gerekliliğini bir kez daha göstermiştir. Kent ölçeğindeki tüm paydaşların katılımcı biçimde bir araya gelmesiyle geliştirilecek uzun verimli politikalar ve stratejik planlar kritik bir önem kazanmıştır. Salgın başladığı günden bu yana gerek ülkemizde gerek Ankara’da merkezi ve yerel yönetim birimleri hızla refleks göstererek çeşitli çözümler üretmiştir. Ayrıca sivil toplum, akademi ve özel sektörde bu çabaya destek vermek istemiştir. Tüm bu kesimlerin çabalarını ortak bir zeminde bir araya getirmek mevcut ve olası krizlere karşı güçlü bir mücadele aracı olacaktır. Ankara’da Covid-19 ve benzeri krizlere karşı direnebilmek ve sonraki dönemlerde benzer krizlerle daha etkin mücadele edebilmek için tüm aktörlerin aktif olarak yer alabileceği çalışmaların yapılması gereklidir.
2- Projenin Amacı ve Gerekliliği
Merkezi yönetim ve Ankara Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimler kentin salgına karşı direncini artırmak için en hızlı biçimde aksiyon aldı. Bu süreçte neler yapılacağı ve nasıl yapılacağı konusunda kapsamlı bir eylem planı bu çabalardan çok daha verimli sonuçlar alınmasını sağlayabilirdi. Böylece merkezi yönetim ve yerel yönetimler, STK’lar, üniversiteler, özel sektör temsilcileri ve yurttaş girişimleri koordineli biçimde iş birliği yaparak etkin bir kriz yönetimi gerçekleştirebilirdi. Buradan hareketle bu proje, Covid19 salgını ve gelecekte oluşabilecek benzer krizlere karşı Ankara’yı daha hazır ve dirençli bir hale getirmek için katılımcı süreçlerin nasıl yürütülebileceğine dair politika önerileri geliştirmeyi hedeflemektedir. Ayrıca bu politika önerilerinin geliştirilmesi süreci de baştan sona katılımcı yöntemlerle gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda, tüm paydaşların bir araya geldiği çalışma gruplarından çıkan önerilerin ve yapılan kamuoyu araştırmalarının sonucunda yol haritası niteliğinde bir politika belgesi hazırlanmıştır. Merkezi ve yerel yönetimlerin, özel sektör temsilcilerinin, akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek ürettiği tavsiyeleri içeren bu belge, tüm paydaşlarla ve kamuoyuyla paylaşılmıştır. Proje Ankara ölçeğinde gerçekleştirilecek olsa da projenin temel çıktısı olan bu politika belgesinin tüm diğer kent yönetimlerine de örnek teşkil etmesi hedeflenmiştir.
3- Projenin Veri Toplama Yöntemi ve Ortak Akıl Stratejileri
Covid-19’un kentsel ölçekte ne tür olumsuz etkiler yarattığını ve salgına karşı ne tür önlemler alındığını ortaya çıkarmak için tüm Ankara ölçeğinde gerçekleştirilen bir kamuoyu araştırması yapılmıştır. Ardından Ankara Kent Konseyi bileşenlerine uygulanan bir anket ve 5 farklı kesimden odak gruplarla yapılan görüşmelerin sonucunda salgına dair bir durum raporu hazırlanmıştır. Araştırmalarda toplanan veriler analiz edilip raporlanarak kamuoyuyla paylaşılmış ve politika belgesinin hazırlanmasında kullanılmıştır.
3.1. Kamuoyu Araştırması:
Ankara’nın tüm ilçelerinden ve farklı mahallelerden rastgele seçilen 1000 kişilik bir örneklem grubuna pandemi koşullarına uygun biçimde anket uygulanmıştır. Çalışmayı, bu alanda deneyimli bir araştırma şirketi proje ekibi ile koordineli biçimde yürütülmüştür.
3.2. Kent Konseyi Bileşenleri Anketi:
Proje ortağı olan Ankara Kent Konseyi’nin desteğiyle ve araştırma şirketinin koordinasyonuyla Konsey’in bileşenlerinden oluşan 150 kişilik bir gruba özel bir anket uygulanmıştır.
3.3 Odak Grup Görüşmeleri:
Merkezi yönetim (Ankara Valiliği), yerel yönetim (Ankara Büyükşehir Belediyesi), Ankara Kent Konseyi, Ankara Ticaret Odası ve üniversitelerdeki akademisyenlerden oluşan 5 farklı gruptan 5’er kişiyle odak grup görüşmeleri yapılmıştır.
3.4 Çalışma Gruplarının Toplantıları
Proje kapsamında belirlenen ve aşağıda sıralanmış olan konu başlıkları özelinde 20’şer katılımcısı olan 4 farklı çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu çalışma grupları akademisyenler, sivil toplum örgütleri, idareciler, özel sektör temsilcileri, uzmanlar, uluslararası kuruluş temsilcileri ve gazetecileri içerecek biçimde ilgili alanlardan katılımcılar davet edilerek oluşturulmuştur. Farklı zamanlarda çevrimiçi olarak gerçekleştirilen toplantılarda salgınının olumsuz etkilerini derinlikli biçimde kavranması ve tespit edilen sorunların üstesinden gelebilecek somut öneriler sunulması hedeflenmiştir. Bu stratejik öneriler projenin temel çıktısı olan politika belgesinin hazırlanmasında kullanılmıştır. Çalışma grupları proje boyunca danışman olarak görev yapmış ve proje sona erdikten sonra da Ankara’da etkili yönetişimi ve yapısal çözümleri desteklemeye devam etmiştir.
Çalışma gruplarının konuları şu şekildedir:
• Kentsel Politikalar
• Paydaşlar Arası İş Birliği ve Koordinasyon
• Kırılgan Grupların Korunması
• Salgının Zorluklarını Arttıran Çevresel Sorunların Azaltılması

3.5. Tüm Paydaşlarla Sonuç Toplantısı
Toplantı, çalışma grubu toplantılarına katılan grupların temsilcileri, yerel ve merkezi yönetim temsilcileri, sivil toplum temsilcileri, Ankara Kent Konseyi bileşenleri, akademisyenler, uzmanlar, gazeteciler ve vatandaşlardan oluşan 75 katılımcı ile düzenlenmiştir.

4. Politika Belgesinin Hazırlanması
Proje kapsamında hem nicel hem de nitel karma bir model ile veriler toplanmıştır. Toplanan bu veriler sınıflandırılıp iki aylık literatür taraması yapılarak Ankara’ya özgü problemlerin veri haritası çıkartılmıştır. Dünyada bu alanda yapılan iyi örnekler derlenip Ankara’nın mekânsal ve toplumsal dinamikleri göz önünde bulundurularak Ankara ölçeğinde değerlendirilmiştir. Bunların sonucunda Ankara’da yerel idarenin ve merkezi hükümetin atması gereken adımları 24 politika önerisi ile bütünlükçü bir kentsel politika çerçevesi çizilmiştir. Politika belgesi hazırlanırken proje sürecinde aktif katılımcılığın ön planda olması sayesinde zengin veri setleri oluşmuştur.
5. Projenin Çıktıları
Proje kapsamında hazırlanan politika belgesinde dezavantajlı bireylerin sosyal dahiliyeti sağlanması açısından geliştirilen politikaların bazıları Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilmiştir. Bu politika önerisi “engelli bireylerin ve kadınların toplu ulaşımı daha rahat ve güvenli kullanabilmesi için duraklar arası inme imkanının sağlanması” şeklindedir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin 22 Kasım 2021’de aldığı bu karar, hazırlanan politika belgesinin ihtiyaç odaklı somut çözümler ürettiğinin göstergesidir.
Politika belgesinde iklim krizi ile mücadele eylem planlarının gerekliliğine yapılan vurgu ile birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesinde kasım ayında İklim Değişikliği ve Uyum Şube Müdürlüğü Kuruldu. Bunun gibi sayılacak pek çok örnekte görüleceği üzere ortak akıl ve katılımcı bir süreçle gerçekleştirilen politika önerileri hayata geçebilmektedir.