PANDEMİ SÜRECİNDE HİZMET SEKTÖRÜ TOPLANTILARI PANDEMİDE SEKTÖREL DAYANIŞMA

 

Prof. Dr. F. Bahar Işın
Ankara Kent Konseyi Marka Kent Ankara Çalışma Grubu Sözcüsü, Prof. Dr., Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi, bahar@baskent.edu.tr

1- Yiyecek içecek sektörü ve tüm bileşenlerini ortak aklı kullanmak için bir araya getirmek Ankara için niçin önemliydi?
Hizmet sektörleri, Türkiye’de istihdam ve ekonomiye olan katma değerleri bakımından büyük önem taşımaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de küresel salgının en çok etkilediği sektörler, doğaları itibariyle hizmet sektörleri olmuştur. Özellikle yüksek temaslı hizmetler bu süreçte büyük yara almıştır. Yiyecek içecek sektörü de küresel salgın krizinin etkilerinin en yoğun yaşandığı sektörler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Yiyecek içecek sektörü, doğrudan ve dolaylı olarak çeşitli sektörleri de etkilemektedir. Bu sebeple, ekonomik kaybın yalnızca yiyecek içecek sektörünün daralması ile ölçülmemesi gerekmektedir. Salgının, yiyecek içecek sektörü üzerinde; kısa, orta ve uzun vadeli birçok etkisi olacağı kesindir. Diğer yandan, sektörde öngörülen değişimleri yalnızca salgınla ilişkilendirmek yanlış bir bakış açısını oluşturacaktır. Çünkü, sektörün salgın öncesinde de çözülmeyi bekleyen çeşitli sorunları söz konusuydu. Bu sebeple, durum analiz edilirken, var olan sorunların, bağlamsal olarak yalnızca salgınla ilişkilendirilmemesi gereklidir. Bu süreçte, yiyecek içecek sektörüne ilişkin kamuoyunda yaratılan farkındalığın ve olumlu tutumun, sektörün problemlerinin teşhisi ile bu problemlere çözüm oluşturulması boyutunda değerlendirilmesi, sektör açısından ciddi bir rekabet avantajı yaratacaktır.
Yiyecek içecek sektörü, yarattığı ekonomik değer ile istihdamın yanı sıra, yer pazarlaması ve şehirlerin marka kimlikleri açısından da büyük önem taşımaktadır. Günümüzde şehirler, turist çekim merkezleri ve ikametgâh tercihi olarak göreceli üstün özellikleri ile kendilerini konumlandırmaya çalışmaktadır. Şehirler maddi, bilimsel ve beşeri sermaye için küresel boyutta sürekli rekabet halindedirler. Yatırımcılara, uzmanlara, işgücüne ve şehrin hikâyesi ile güzelliklerine hayran kalacak ve bütçesine para kazandıracak turistlere ihtiyaçları vardır. Hikâyeleri olan ve bu hikâyeleri, geçmiş, bugün ve gelecekle destekleyebilen şehirler, marka şehir olarak algılarını güçlendirebilirler. “Şehirlerin hafızası çok kıymetlidir. Ne kadar güçlü bir hafızası varsa, o kadar güçlüdür şehir” söylemi yiyecek içecek sektörüyle doğrudan ilişkilidir. Hatta şehir pazarlaması bağlamında olmayan hafızalar bile yaratılmaya çalışılmaktadır. Şehirleri geçmişlerinden koparmadan, gelecekleri ile köprü kurabilecek şekilde bugünü planlamak yiyecek içecek sektörü üzerinden oldukça mümkündür. Ankara’nın, Avrupa Başkentleri arasında hak ettiği yere kavuşması ile diğer şehirler için öncü bir rol üstlenmesi bağlamında yiyecek içecek sektörü önemli bir dinamiği oluşturmaktadır.
2- “Pandemide yiyecek içecek sektörü ve etkilenenler” konulu çalıştaydan ve sonuçlarından bahseder misiniz?
AKK ev sahipliğinde, 29 Ocak 2021 tarihinde “Pandemide yiyecek içecek sektörü ve etkilenenler konulu ASO, ATO, ABB paydaşlarının yanısıra sektör temsicilerinin ve öğretim üyelerinin yer aldığı geniş katılımlı bir çalıştay düzenlenmiştir. Konunun tüm tarafları, kendi bakış açılarından, durumu analiz ederek çözüm önerileri sunmuşlardır. Sektör çalışanlarının aşılanmada öncelikli sıraya alınması, gerekli önlemler alınarak sektörün yeniden harekete geçirilmesi ve sipariş desteği veren çevrim içi şirketlerin komisyon oranlarının düşürülmesi gerektiği ifade edilmiş, müzisyenlerin haklarından haberdar olmadığı, kısa çalışma ödeneğinden yararlanmadıkları, kayıtdışılığın yoğun olduğu ve geriye dönük borçlanmanın önemine dikkat çekilmiştir. Sektör paydaşları sektörün durumunu “gökten yağmur yağsa lokantaların başına taş düşüyor” biçiminde betimlemişlerdir. Ankara’daki 16 üniversite ve 5400 okuldaki kantin, kafeterya, lokantaların sıkıntıları vurgulanarak, kiralara ilişkin destek istenmiş; vergi, sgk borçlarına ilişkin düzenlemeler ile hibe destekleri vurgulanmıştır. Evden çalışma biçiminin sektör üzerine kalıcı etkileri olacağına ve sektörün pandemi döneminde en cok kapanan sektörler içinde birinci sırada yer aldığına dikkat çekilmiştir.

3-Bu çalıştayın devamında yiyecek içecek özelinde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarını paylaşır mısınız?
Bu araştırmada, Ankara’nın yiyecek içecek sektörünün durumunun analiz edilmesi ve bu doğrultuda bir yol haritası oluşturulması hedeflenmiştir. İçkili ve içkisiz işletme sahiplerine yönelik iki ayrı odak grubu çalışması yapılmış ve odak grubu katılımcılarına Ankara’nın yiyecek içecek sektörünün güçlü, zayıf yönleri ile Ankara’ya ilişkin yiyecek içecek sektörü özelinde varolan fırsat ve tehditleri sorulmuştur.
Yapılan oturumlar da salgının olası etkilerine ilişkin değerlendirmeler ile sektörün doğası gereği varolan sorunları olmak üzere iki ana konu başlığının varlığı gözlenmiştir. Sektörün tüm bileşenleri, salgın sonrası tamamen eski düzene dönülmeyeceğini, yeni alışkanlıklar ve iş yapış biçimlerinin ortaya çıkacağının ve bu yeni düzene ayak uydurmaları gerektiğinin farkındadırlar. Hatta hizmet sektörü özelinde yiyecek içecek sektörünün en proaktif, hızlı tepki veren sektörlerden biri olduğuna dikkat çekmişlerdir. Sektörde salgına ilişkin risklerin küresel olduğu ama çözümlerin yerel boyutta var olan bağlamsal çerçeveye göre şekillendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.