1.Kent Konseyleri arası işbirlikleri-deneyim paylaşımı konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Kent konseyleri her ne kadar sınırları belli yerellere ait mekanizmalar olup yerellerin kendi özgün koşullarına bağlı olarak farklılıklar gösterse de, Kent Konseyleri Yönetmeliğinin bildirdiği ayni ve nakdi kaynaklar, toplumsal sermayeye bağımlılık ve tüm bu kaynakların yönetimi açısından benzer koşullar içinde bulunuyorlar. Herhangi bir kent konseyinin başarısı, verimliliği için, belirlediği ilkeler, amaçlar ve hedefler kadar sahip olduğu bilgi, beceri ve deneyim de önem taşıyor. Kent Konseyleri birçok yerelde 2005 yılından bu yana var olsa da, hakkıyla çalıştırılamamış bu yönetişim ve katılım mekanizmasının olgunlaşması için deneyim paylaşımı büyük değer taşıyor. Büyüklük, nüfus, toplumsal yaşam, ihtiyaçlar gibi pek çok unsur bir kent konseyinin karakterini etkiliyor olsa da her bir konseyin birbirine aktardıkları ilerlemeye katkı sunuyor ve teşvik ediyor. Üzerinde çalışılan herhangi bir konuda yaşanmış veya yaşanmakta olan süreç ve yöntemlerin bilgisinin paylaşılması, diyelim ki önce bir ilde, ardından tüm iller arasında yaygınlaşarak daha güçlü bir ağ yaratıyor. Kent Konseyleri ilişkide oldukları kamu kurumları ile köprü oluşturmanın dışında sivil ekosistemin oluşması ve beslenmesine, bir ağ oluşturmasına da destek olduğuna göre, deneyim paylaşımının bu alanda yaratabileceği dönüşüme dair etkisi ve değeri ortaya çıkıyor.

  1. İstanbul Kent Konseyi ve Ankara Kent Konseyi arasında deneyim alışverişleri gerçekleşiyor mu?

İstanbul ve Ankara Kent Konseyleri ilçelerde etkin olan çok sayıda kent konseyine karşın kurulması gecikmiş iki büyükşehir kent konseyi olarak birbirlerine benzerlik gösteriyorlar. Her iki konsey de, hem yönetişim alanında üzerine düşenleri yapmak, öte yandan kurumsallaşmaya dair emin adımlarla ilerleyip hızla yol almak zorunda idi. Ankara Kent Konseyi, belediye seçiminin daha erken tamamlanmış olması sayesinde İstanbul Kent Konseyi’nden daha erken kuruldu ve kuruluşu ile ilgili her konuda yaşanmış deneyimleri sıcağı sıcağına İstanbul Kent Konseyi ile paylaştı. İki kent konseyi arasındaki ilişki her şeyden önce bu temel ve açıklıkla kuruldu, hala da görüş alışverişleri devam etmekte. İki kent konseyinin birbirini güçlendiren etkileşimi dışında bir de, büyükşehir kent konseylerinin önceden belirlenmiş konularda yaptıkları deneyim paylaşım toplantıları yapılmaya başlandı. Afet durumlarında kent konseylerinin katkıları, katılımcı bütçe uygulamaları, toplumsal cinsiyet eşitliğinde kent konseylerinin rolü, kent konseylerinin karakteristik sorunları gibi konularda görüşmeler yapıldı. Deneyim paylaşım toplantıları, konseylerin gelişimine katkı sunmanın yanı sıra bilgi paylaşım kültürünün yaygınlaşması açısından da büyük önem taşıyor.

  1. Bilgi paylaşım kültürünün oluşmasına Ankara Kent Konseyi nasıl katkıda bulunabilir?

Herhangi bir kurumun kendi içinde biriktirdiği bilgi ve becerinin ileriye aktarımı, kuruma mal edilebilmesi ve gelişmesi açısından deneyim paylaşımı büyük önem taşıyor ve kent konseyleri için de durum farklı değil. Bir kent konseyinin kendi içinde yapacağı aktarımlar kadar kent konseylerinin kendi arasında yapacağı aktarım ve paylaşımlar da çok büyük değer taşıyor. Salgın koşullarında elde var olan olanaklarla başlatılan ve  30 kadar büyükşehir kent konseyinin katılımı ile gerçekleşen toplantıların istenen verime ve sonuca ulaşabilmesi için her şeyden önce samimiyetin ön plana alınması ve olumlu deneyimler kadar olumsuzların, eksikliklerin cesurca, çekinmeden ortaya dökülmesi, belirlenmiş konu üzerinde odaklı çalışma ve ciddi hazırlıkla katılım gerekiyor. Salgın artık yavaş yavaş etkisini kaybediyor ve bizler eski yaşam ve çalışma alışkanlıklarımıza dönüyorken, etkin aktarımların yöntemleri üzerinde düşünmek ve gerçekleşmesi için ısrarcı olmak gerektiğine ve şüphesiz Ankara Kent Konseyi’nin de bugüne kadar üstlendiği ve sürdürdüğü birleştirici rolün büyük katkıları olacağına inanıyorum.

 

Tülin Hadi

İstanbul Kent Konseyi Başkanı