UÇAN SÜPÜRGE FİLM FESTİVALİ VE ANKARA KENT KONSEYİ

Bir kent konseyinin temel sorumluluklarından birisi hemşerilik hukuku temelinde kent kimliği ve kültürüne katkıda bulunmaktır. Bu anlamda Ankara Kent Konseyi kurulduğu günden bu yana Ankara’daki kültür ve sanat çevreleri ile yakın ilişki kurarak katılımcı bir süreç yürütmeye çalışmaktadır. Bu faaliyetlerin iki ana boyutu bulunmaktadır. Birinci olarak, kentte kültür ve sanatın farklı alanlarındaki etkinliklerin ve üretimin kentin kültürünü zenginleştirmesi kentte aidiyet ve sahiplenme duygularının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. İkinci olarak da, kentte sivil alanda kültür ve sanat amacıyla bir araya gelen insanların yürüttükleri doğal katılımcı süreçlerin kentte kalıcı bir dayanışma kültürünü inşa etmesidir. Başkent Ankara son yıllarda bu iki boyut açısından da örnekler içermektedir. Öncelikle, kentte kültür ve sanatın ideolojik olarak seçmeci türlerinin desteklenmesi kent kimliğinin ve kültürünün gelişimini sekteye uğratmıştır. Bunun sonucunda cumhuriyet tarihi boyunca kültür ve sanat yaşamının zenginliği ile anılan Ankara ne yazık ki ciddi bir gerileme yaşanmıştır. Yeni kültür ve sanat mekanları oluşturulmada çok yetersiz kalındığı gibi mevcut tiyatro ve kültür yapılarında da azalma yaşanmıştır. Öte yandan, yerel yönetimlerden yeterli desteği bulamayan pek çok sivil kültür ve sanat girişimi ortaya çıkmış ve büyük zorluklarla varlıklarını sürdürmüşlerdir. Sevda-Cenap And Vakfı ve Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali gibi oluşumlar bu açıdan çok önemli bir işlevi yerine getirmiştir. Bu sebeple Ankara Kent Konseyi başından bu yana bu girişimlere kapısını açarak bileşenleri arasına dahil etmiştir.

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali 25 yıla yaklaşan çok önemli bir kültür sanat girişimi olarak alanındaki ilk festival olarak uluslararası platformda Ankara’yı başarıyla temsil etmektedir. Ankara Kent Konseyinin paydaşlarından biri olan Uçan Süpürge Vakfı tarafından 1998 yılından bugüne kadar düzenlenen festival; dünyaca ünlü kadın yönetmenlerin eserlerinin tanıtıldığı, kadının çağdaş dünyadaki önemi ve değerini vurgulayan filmleri Başkentli sanatseverlerle buluşturuyor. 2020 yılında pandemi sebebiyle tamamen çevrim için bir festival yapılmış, 2021 yılında ise hibrit bir festival gerçekleştirilmek istenmiştir. 2021 baharında Festival yetkilileri Ankara Kent Konseyinden bu süreçte destek istemiş, Konseyin Kültür ve Sanat Çalışma Grubu mensupları büyük bir dayanışma ve imece örneği göstererek festivale Ankara Büyükşehir Belediyesi ile birlikte destek sağlamışlardır.

24 yıllık tarihinde ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Kent Konseyi desteğiyle düzenlenen Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Ankara Gençlik Parkı’ndaki Kent Konseyi Etkinlik Alanında düzenlenen basın toplantısıyla başlamıştır. Festival pandemi koşullarının elverdiği ölçüde ilk haftasını çevrim içi olarak ikinci haftasını ise açık hava sinemalarında yapılan gösterimlerle gerçekleştirmiştir. 27 Mayıs tarihinden itibaren Festivalscope üzerinden 3 Haziran’a kadar çevrimiçi devam eden Festival, 4-11 Haziran tarihleri arasındaysa Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ve Cer Modern’deki açık hava sinemasında izleyicilerle buluşmuştur. “Araftan çıkmak” temasıyla izleyiciyle buluşan Festivalde 4 Haziran’da yapılan törende Uçan Süpürge Ödülleri sahiplerine verilmiştir.

Festivalin 27 Mayıs 2021 tarihinde Ankara Kent Konseyi Gençlik Parkı Etkinlik Alanında yapılan tanıtımında konuşan Uçan Süpürge Vakfı Başkanı Halime Güner ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle festivali düzenlemekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Çankaya Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesiyle yıllardır bu basın toplantılarımızda hep yanımızda olmuşlardır. Ancak ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi yan yanayız, artık bunu söylemenin keyfini çıkarıyoruz” dedi. Festivallerin yapıldığı şehirle tanındığına dikkat çeken Güner, 24 yıldır sinemada kadınların emeğini görünür kılmak için çalıştıklarını ifade ederek, “Aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele eden bir vakıfız. Vakıf olarak da 25. yılımızı kutluyoruz” diye konuştu. Salgın sürecinde kadınların ev hayatındaki yüklerinin arttığına ve ev içi şiddetle beraber kadına yönelik istismar vakalarının yükseldiğini, yoksulların daha çok yoksullaştığına işaret eden Güner, konuşmasında, “Pandeminin yükünü kadınlar iki kez çekti. Her baskının kendi isyanı vardır. Yerel yönetimler İstanbul Sözleşmesi ile ilgili binalarını giydirdiler, billboardlarda yer aldı. Bu bizim için de araftan çıkmaktı” ifadelerini kullandı.

ABB Kültür Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt ise en önemli sorumluluklarının “kültür ve sanatın da başkenti Ankara” sözünün içini doldurmak olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin imkanları sınırsız değil, ama emin olun bu sene bu organizasyon özelinde epey bir katkı verdiğimizi düşünüyorum. Öte yandan başkentin belediyesinde kültür ve sanat adına yapılanlar bundan çok daha fazla olmalı. Dün yoktu belediye, yapılmadı gibi laflar da artık geçmişte kaldı.”

Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Lale Özgenel de çeyrek asırdır düzenlenen bir sinema festivaline Ankara olarak ev sahipliği yapmanın çok anlamlı olduğunun altını çizerek, festivali düzenleyen başta Uçan Süpürge Vakfı ve Belediye olmak üzere organizasyonun tüm paydaşlarına Kent Konseyi adına teşekkür ettiklerini söyledi. Özgenel, Ankara Kent Konseyi’ndeki tüm çalışma gruplarında kadın emeğinin öne çıktığını belirterek, “Bu festivalde gösterilen tüm filmler gündelik hayatın tüm duygularını yansıtan, kadınların belki acıdan sevgiye uzanan tüm hislerini aktaran eseler olduğunu düşünüyorum” dedi.

Ankara Kent Konseyi Başkan Yrd. Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin de kent, kentlilik ve sinema üzerine şu değerlendirmelerde bulundu: “İnsan zihninin en önemli özelliği hatırlamaktır. Hatırlarken bilgi ve duygu kırıntılarına geri döner zihin. Sinema da buna çok benziyor aslında. Elimizdeki bilgi ve duygu kırıntılarından yeni bir gerçeklik tasarlıyoruz. Toplantı yaptığımız bu park da yeniden tasarlanmış bir mekân. Başkent Ankara’nın, Ankara’da yaşayan kentlilerin tekrar geçmişlerine dönüp kenti yeniden inşa etmesi lazım. Bu çabaların ortaklaşması da önemli. Festival uzun yıllar hem imece ve zorluklar içinde gerçekleşmeye çalıştı. Bundan sonra böyle olmamalı, bu festival çok değerli, daha iyi nasıl olur diye çaba harcandığı bir etkinlik olarak devam etmeli. Uçan Süpürge Film Festivali’nin desteklememek diye bir seçenek olamaz, sadece nasıl yapacağımızı oturup konuşmalıyız”.

“Araftan Çıkmak” temasıyla düzenlenen 24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin sinemadaki kadın emeğinin önemini vurgulamak ve yeni kuşak kadın sinemacıları cesaretlendirmek üzere verdiği ödüller, 4 Haziran’da Ankara’da düzenlenecek törende sahiplerini buldu. Onur Ödülleri oyuncu Nur Sürer ve oyuncu-şarkıcı Zuhal Olcay’a, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri oyuncu-şarkıcı Ayta Sözeri, oyuncu Demet Evgar, müzisyen Ekin Fil ile Köprüde Buluşmalar Yöneticisi Gülin Üstün’e, Genç Cadı Ödülü ise oyuncu Ahsen Eroğlu’na verildi.