ULUS MODERN Kültür ve Sanat Merkezi
Ulusal Mimari Proje Yarışması İzlenimleri


ÖZGÜR CEREN CAN
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin “Yarışmayla Ankara” programı kapsamında açılan ikinci proje yarışmasının konusu, Başkent’in tarihi merkezi Ulus’ta inşa edilecek bir “Kültür ve Sanat Merkezi” olarak belirlendi. “Ulus Modern” adıyla açılan yarışmanın yeri, 2003 yılında geçirdiği yangının ardından yıkılan ancak kentsel bellekte hala güçlü bir yeri olan Modern Çarşı’nın arsasıydı. Ulus’un farklı katmanlarını temsil eden yapıların ve kent dokularının komşusu olan bu alan, halen açık otopark olarak kullanılıyor. Çevresinde Suluhan, İbadullah Camii, Hallaç Mahmud Mescidi ve Türbesi, Ulus Hali, Anafartalar Çarşısı, Ulus İşhanı ve Yüzüncü Yıl Çarşısı bulunuyor. Bu kültürel mirasın korunması; gelecek nesillere aktarılması ve yeniden yaratılması için tarihi kent merkezinin bir kültürel çekim merkezi olabilmesi yalnızca arzumuz değil ihtiyacımız: Ulus’ta kentsel yaşamın niteliğini artıracak disiplinler arası kültürel etkinlikler üreterek; çoğulcu, katılımcı, esin verici bir karşılaşma ve buluşma mekânı olabilecek, semtin kullanıcı profilini çeşitlendirecek, kültür turizmine ivme kazandıracak, yerel esnaf ve zanaatkarı kalkındıracak bir merkez. Ne yazık ki kültür katmanlarının üst üste geldiği bereketli bir kentsel alan olan Ulus semti kent sakini tarafından günün her saati yoğun biçimde kullanılabilen, çekici ve güvenli mekânların bulunduğu, semtinin sınırlarını aşan bir etkiye sahip, sosyal ve kültürel bir kesişme noktası olmaktan çok uzakta.
Başkent’e yakışır özgün bir kültür mahallesinin oluşumu için katalizör olabilecek; kültürel mirasın yeniden yorumlanmasına ve sanat alanında yenilikçi önerilere açık bir platformun Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması ile kente kazandırılabileceği düşünüldü. Jüri kentte dağınık halde bulunan ve olanakların kısıtlılığı nedeniyle potansiyelini hiçbir zaman tam anlamıyla ortaya çıkaramayan yaratıcı topluluğun yerleşeceği ve bir ağ oluşturabileceği bir mekânın nasıl olması gerektiği üzerine uzun toplantılar boyunca düşünüp tartıştı. Bir yandan mimari nitelik, özgünlük ve sürdürülebilirlik ölçütleri değerlendirilirken bir yandan tarihi kent merkezinin bağlamı, geçmiş ve günümüzde yarattığı değerler, kentte teşvik ettiği ve baskıladığı pratikler, rotalar ve ihtimaller, farklı perspektiflerden gözler önüne serildi. Bugüne değin uygulanan siyasi kararlar sonucunda Ulus’ta yaşanmakta olan mekânsal ve sosyal ayrışmaların bedelleri ile samimiyet ve dürüstlükle hesaplaşıldı. Ulus Modern’in kentin çağdaş sanat etkinliklerinin gerçekleştirildiği bir mimari yapı olmanın çok ötesinde; küresel ölçekte sanat projelerine kolektif akılla yön verilebilecek açık bir platform olarak tasarlanması hedeflendi.
Yapının, Ulus’a özgü fiziki ve sosyal verileri gözeterek kurgulanması, kentlinin farklı zaman aralıklarında ve farklı gereksinimlerle gelebildiği, kullanabildiği ve dolayısıyla benimseyebildiği bir “kimliğe” sahip olması, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen tartışmalarda ortaya çıkan en önemli konu oldu. Yarışma katılımcılarından Ulus Modern’in mahallesinin kültürel demokrasi farkındalığıyla ele alınması; tasarlanacak yapının fiziki ve sosyal koşullarının kamusallık olanaklarını en verimli biçimde örgütlemesi beklendi. Tasarlanacak kamusal bir program ile yapının çevresiyle birlikte katılıma davet eden, çoğulcu ilişkilere olanak tanıyan, işlikleriyle kültürel üretimlere katkısı bulunan dinamik bir komplekse dönüştürülmesi hayal edildi. Önerilerin, yarışma alanını çevreleyen geniş bir alanda kullanıcısına temas etmekten çekinmeyen, mekânsal anlamda ve kullanım sürekliliği bakımından kendisini ayrıştırmayan bir niteliğe sahip olması gerekliliği fikrinde birleşildi.
Yarışma sonucunda jüride şartnamedeki programın ortaya koyduğu problemlere gerçekçi ve kısmen yaratıcı çözümler önerebilmiş oldukları kanaati oluşturabildikleri için yarışmaya katılan projeler arasından mimarlar Sıddık Güvendi ve Cihan Sevindik ekibinin projesi birincilik ödülünü kazandı. Projenin özellikle yarı açık kent balkonları ile yapının cepheleri boyunca devam eden dolaşım deneyimini binanın çatısına taşıyan çoğul tasarım anlayışı beğenildi. Ekiple bir araya gelerek proje üzerine tekrar tekrar tartışarak eleştirilerini sunan sokak ve iç mekanlar arasında geliştirilen ilişkilerin daha güçlü kurgulanması arzusunu ekibe iletti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi, Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması Jürisi ve proje mimarları sosyal diyaloğa açık kültürel katılım mekanizmaları oluşturulmasına elverişli bir yapı tasarımı için birlikte ısrar etti. Hiç kimsenin büyük beyaz steril laboratuvarlara benzeyen baskın kültür merkezlerinden birini daha kent kamusalında ıssızlaştırmaya asla tahammülü olmadığından… Şimdi ise kentte yaşayan, kente gelen ve kentle bir biçimde ilişki kuran herkesin kendini hem evinde hem de başka bir yerde hissedeceği çoklu deneyimlerin adresi olacak bir Ulus Modern heyecanla bekleniyor.