YEREL YÖNETİM VE ÜNİVERSİTE BULUŞMASI

Savaş Zafer Şahin
Ankara Kent Konseyi Başkan Yrd., Prof. Dr., Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi, savas.sahin@hbv.edu.tr

Bir kentin entelektüel birikiminin oluşumunda, sorunlarının tanımlanmasında ve çözüme yönelik politikaların geliştirilebilmesinde bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmalarının çok önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Üniversiteler eğitim/öğretim, araştırma ve uluslararasılaşma işlevlerinin yanı sıra ayrıca topluma hizmet bakış açılarıyla kentlerin toplumsal yapılanmalarında ciddi katkılarda bulunabilme potansiyeline sahiptir. Ayrıca son yıllarda, üniversitelerin ve araştırma kuruluşlarının kent ile etkileşiminin sağladığı gelişme olanaklarının dikkatle üzerinde durulduğu, istihdam, iş geliştirme, kentsel toplumsal sorunlara çözüm bulma gibi konularda bu etkileşimden kaynaklanacak fırsatlarının değerlendirildiği görülmektedir. Çünkü, hem kent içinde barındırdığı sosyal, ekonomik ve kültürel olanaklarla üniversitelerin gelişimi için uygun ortamı sağlamakta hem de üniversiteler ürettikleri bilgi ve yaptıkları etkinliklerle kentsel toplumsal yaşamı zenginleştirebilmektedir.

Ancak, diğer bir taraftan bu ilişki istismara da çok açık bir ilişki olarak da görülebilir. Dar görüşlü yerel yönetimler ve iktidarlar için üniversitelerin özerk ve bağımsız fikir ortamı bir tehdit olarak görülebilir. Ya da üniversitelerdeki genç öğrenci potansiyeli siyasi kutuplaşmanın ve partizan örgütlenmenin kaynağı, üniversitelerin arazileri ve varlıkları belli zümrelerin zenginleşmesinin aracı olarak algılanabilir. Bu tür bir durumla topluma fayda sağlayabilecek bir üniversite-kent ilişkisi arasındaki temel farkın iş birliğinin dayandığı temel anlayışta yattığı söylenebilir. Üniversitelerin bilimsel bakış açısına ve özerk örgütlenmesine saygı duyan, onların bilgi üretimi ve faaliyetlerinin kentte var olmasının koşullarını uzun vadeli bir yaklaşımla ele alan bir anlayışın kuşkusuz üniversiteleri çeşitli amaçlar için kullanmaya çalışan yaklaşımlardan önemli bir farkı bulunmaktadır. Bu fark, en başta üniversite denilen kurumun yukarıdan aşağıya örgütlenmemiş bir bilgi ve birikim organizasyonu olmadığını idrak etmekle oluşmaktadır.

Başkentliğinde yüzüncü yılını karşılamaya hazırlanan Ankara, Türkiye’de üniversite kurumsallaşmasının ve yapılanmasının da en önemli örneği olmuştur. Kimi zaman iktidarla çatışmalı, kimi zaman uyumlu dönemler geçiren üniversiteler, Başkent Ankara’ya kent kimliğini kazandıran unsurların başında gelmektedir. Son otuz yıla kadar da üniversiteler hem Ankara’daki yerel yönetimlerin hem de devlet kurum ve kuruluşlarının ihtimamla yaklaştıkları ve birikimlerinden yararlandıkları yapılar olagelmişlerdir. Ankara’nın planlanmasından ulaşımının düzenlenmesine, çeşitli araştırmaların yapılmasına ve hatta üniversite mensuplarının yerel yönetimlerde görev almalarına kadar çeşitli iyi uygulama örnekleri görülmüştür. Ancak, özellikle son dönemde, üniversitelerle yerel yönetimler arasındaki ilişki kopmuş, çeşitli konularda durumu meşrulaştırmak için rektörlerin toplanması, yerleşkelerin etrafında oluşan rantın paylaştırılması için yapılan kentsel düzenlemeler gibi konular üniversiteleri yerleşkelerine neredeyse hapsetmiştir. Bunun hem üniversiteler hem de kent için bedeli ağır olmuştur. Üniversite öğrencileri ve bir kurum olarak üniversite kentin sağladığı olanaklardan yeterince yararlanamazken ve akademik disiplinlerin uygulama boyutundan koparken, kent de üniversitelerin çeşitli alanlardaki üretiminden ve faaliyetlerinden uzak kalmıştır.

Bu bağlamda Ankara için sağlıklı bir üniversite kent ilişkisinin temellerinin yeniden hatırlanması gerektiği açıktı. 29 Haziran 2019 tarihindeki kuruluşundan bu yana tüm üniversiteleri, teknokentleri ve araştırma yapılarını en temel paydaşları arasında kabul eden Ankara Kent Konseyi için üniversite-kent ilişkisi de öncelikli gündemler arasında yer almaktaydı. Bir akademisyen olarak, uzun yıllardır bu ilişkinin sağlıklı kurulamamış olmasının yarattığı sorunları derinden hissettiğim için konu benim için özel bir önem taşımaktaydı. Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu tarafından bu konunun gündeme alınması için özel bir çaba harcadım. Özellikle pandeminin eğitim/öğretim süreçleri üzerindeki etkisinin tüm ağırlığıyla hissedildiği günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile Ankara’da yer alan üniversitelerin rektörlerinin bir araya getirilmesi iyi bir başlangıç yapılmasını sağlaması açısından anlamlı görüldü.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi ve üniversitelerin rektörlerinin buluşması pek çok açıdan değerli bir paylaşım ortamı sağladı. Her ne kadar içinden geçtiğimiz dönemin çeşitli kaygıları sebebiyle rektörlerin tamamı buluşmaya katılamasa da rektörlerin önemli bir kısmı toplantıdaydı. Üniversite yerleşkelerine bisiklet yollarının yapılması, çeşitli konularda öğrencilerin sorunlarına belediyenin eğilmesi, eğitim ve araştırma konularında iş birliği yapılması ve kent vizyonu konusunda ortak faaliyetlerin yürütülmesi konusunda mutabakata varıldı. Toplantının ardından geçen süreye baktığımda konuşulanların önemli bir kısmının hayata geçirilmeye başladığını görmekten mutluluk duyuyorum. Başkent Ankara’nın 21 üniversitesinin yerel yönetimlerle daha etkin ilişkiler kurmasında Ankara Kent Konseyinin ilerleyen yıllarda daha da önemli roller alacağını düşünüyorum.